beyza

o, ömrü boyunca hep “acele etmiş”tir; bu yüzden de hep “geç kalmış”tır. sürekli bir panik vardır hayatında: bir kitap okur, bir komedi seyreder, yorulur. birileriyle birlikte olur, derdini anlatamaz, telaşlanır ve incinir. küçük dertler, bir yerlere ödenmesi gereken paralar, bası şeylerin tamir masrafları hiç eksik olmaz ve bu panik duygusuna katkıda bulunurlar. hep acele edilir. bu acele içinde ölümden mi kaçılıyordur, yoksa kovalanıyor mudur ölüm, orası pek belli değildir. öyle bir kaçma-kovalamaca oyunu işte. önsözden bir alıntı.
Reklam
bazı insanlar böyledir. diğerlerine göre daha kırılgan olurlar. ölümü sırtlarında bir çanta gibi taşıyıp yorulduklarında önce onu açarlar.
nereden bilebilirdi insanoğlu? varlığının sonuçlarını…
fakat sevgim ve umudum adına yalvarırım sana: yüreğindeki kahramanı söküp atma! en büyük umudunu kutsal tut!
inanacak olsam, sadece dans etmekten anlayan bir tanrıya inanırdım.
Reklam