Topyekûn savaş bir enfeksiyona benzer: Çok geniş kesimlere bulaşma gücü vardır, gerçi insanların çoğu -hukuk sistemleri, eğitim, dinsel İnançlar, askeri gelenekler veya başka inançlar ve pratikler sayesinde- belli bir bağışıklık sahibidir. Bu kadar talihli olmayanlar, (deyiş yerindeyse) antikorlardan yoksun olanlar, enfeksiyona boyun eğerler, sonra da acısını masumlar çeker.
Eric Hoffer'ın "Kesin İnançlar" kitabını okudum.
Kitapta kitle hareketlerinin birbirinden ne kadar farklı gibi görünse de aslında aynı ailelerin üyeleri olduğu anlatılıyor.
207 sayfa olan kitapta kitle hareketlerinin nasıl mürit toplayabildiği, insanlara ne gibi vaatler vererek güçlendiği, bireysel yaratıcılığın olmaması insanları nasıl toplumsal gruplara ittiği ve asimile olmuş kişinin kendini insan değil de etnisite, ideoloji ve din gibi sıfatlarla tanımladığı derinlemesine anlatılıyor.
20. yüzyılın en çarpıcı kitaplarından olduğu söylenen Kesin İnançlılar, insana farklı bir ufuk açması bakımından önemli.
Son birkaç yıldır beni rahatsız edecek, bana farklı pencerelerden bakmamı sağlayacak kişiler okuyorum. Bize deli insanlar lazım. Hamaset sloganlarının hep tekrarlandığı eserlerden sıkıldıysanız, Hoffer size iyi gelecek ve yaralarınızı saracak.