Balkan Savaşları esnasında Yahudiler dışındaki gayrimüslim askerlerin ilk fırsatta firar etmeleri ve türlü bozguncu faaliyetlerde bulunmaları artık Osmanlı'yı bir arada tutmanın klasik formüllerle mümkün olmayacağını gösteriyordu.
Haftalardır "Veba Geceleri"ni okuuyordum ama bitirmek bugüne nasip oldu. Kitap sıkıcı olmadığı halde belki de hemen bitmesini istemediğim için arada hep başka eseler okudum ve Veba Geceleri'nin bitme süresi sarktı.
Bu bölümden sonrası SPOİLER içermektedir.
Kitap; Osmanlı'ya ait Minger Adası'nda yaşanan veba salgınını anlatıyor. Veba salgınını sonlandırmak üzere V. Murad'ın kızı Pakize Sultan, eşi doktor Nuri ve doktor Bonkowski Paşa'nın Minger'e gelmesiyle -normalde Çin'e gideceklerdi- hikaye başlıyor.
Veba salgınıyla mücadele edilirken bir yandan da Minger'de siyasi rekabetler yaşanmaktadır. Kolağası Kamil Bey, daha sonra adanın yönetimini ele geçirecek ve bağımsız Minger Devleti'nin kurucusu olacaktır.
Burada parantez açmak istediğim bir konu var: Kolağası Kamil Bey'in Atatürk olduğu söylenmektedir. Kitaba başlamadan önce bu duruma çok inanmasam da kitabı okurken hem Kamil Bey'in fiziki görünüşü, hem aile yapısı, hem de uygulamaya çalıştığı politikalarla Atatürk'le büyük bir benzerlik hatta benzerliğin ötesinde bir şey var.
Kitap 537 sayfa ve okurken sıkılmıyorsunuz. Orhan Pamuk yaklaşık 5 senelik süre sonucunda kaleme aldığı romanda okuyucuya büyük bir haz veriyor.
Veba GeceleriOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20218,7bin okunma