Batu Yıldız

Batu Yıldız
@iamjustbatu
Arayış...
Ankara
64 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2021 20:23
Ebeveynler ve çocuklar arasında kuşak farkı dediğimiz iletişimi zorlaştıran bir durum vardır. Yeterince kendi özgürlüğüne düşkün olan bir evlat ebeveyninin dünyasının değerlerini yakıp yıkmaktan zevk alır. Her çocuk kendi çağının ve çağdaşlarının etkisinde o çağı şekillendirir. Babalar ve Oğullar, bu kuşak farkının yanında nihilizme ve hayata da farklı bir bakış açısı sunar bizlere. Hayatın içindeki anlam örgülerine eleştirel bir bakış sergiler ama onları tamamen de yok saydığı söylenemez. Okuruyla beraber sorgular ve sorgulatır. Nihilizm her türlü otoriteyi reddeder. Din, tanrı, sanat, bilim, aşk, romantizm hepsi saçmalıktan ibarettir bir nihilist için. Nihilist olmak zordur. Bu yargıya romanın asıl nihilist karakteri Bazarov'un her şeyi yok saymasına rağmen âşık olmasına ve kendine bu durumdan dolayı sinirlenmesine bakarak ulaşabiliriz. Bütün anlamlar uydurmadır ama diğer taraftan anlamdan yoksunluk da bireyi bunalıma sürükler. Bu ne yaman çelişki diye bağırası geliyor insanın. Son olarak istediğimiz kadar her şeyi reddedelim en başta ölüm olmak üzere hayatın gerçekleri kendini gösterip hayatımıza bir şekilde yön verirler, bazı şeyler elimizde değildir.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·333 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2020 01:29
Mutluluğu mu tercih edersiniz, özgürlüğü mü? Savaş yok, kıtlık yok, salgın hastalıklar yok, acı yok, yaşlanma yok, akrabalık dertleri yok, özgür cinsellik var, mutluluk hapı soma var. Ne kadar güzel görünüyor değil mi? Fakat sanat yok, şiir yok, tiyatro yok, bilim var ama istikrarı sağlayacak kadar var, din yok ve en önemlisi özgürlük yok! Mutsuz olma hakkınız yok! Acı çekme hakkınız yok! Hâlâ o kadar güzel geliyor mu? Cahil bir mutluluk mu yaşamak isterdiniz yani! Düşünmeden, sorgulamadan sisteme boyun mu eğmek isterdiniz! Yoksa size zorla yaptırılan her şeye mutsuzluğunuzdan aldığınız o sınırsız güçle karşı koymak mı isterdiniz! Hayatın anlamı mutluluk değildir. Eğer varsa bir anlam bu dünyada o da aramaktır, bir şeyleri aramak. Bulmak demiyorum sadece aramak ve ararken yaşadığın acı veya tatlı her türlü deneyimden zevk alabilmek...
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Puan vermedi·212 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2020 23:15
Bilim kurgunun psikolojiyle harmanlanıp, üç damla gözyaşı ve üç uzun kahkaha eklendikten sonra okurun önüne büyük bir ustalıkla servis edilişini izliyoruz. Melankoli çığlıkları içimizdeki sıkıntıları gün yüzüne çıkarıp gözlerimizi itfaiye hortumuna çevireceği sırada sesli gülmeye, kahkaha atmaya, hatta haykırmaya başlıyoruz. Öldüğünüzü sandığınız anda 20 yıl öncesinde uyansanız siz ne yapardınız? Ben annemden daha çok süt emerdim, gelecekte daha çok burnumdan gelsin diye, öbür türlü canım sıkılır. Ama Kan ve Gül'ü okurken gözüme uyku girmedi sıkılmak ne kelime. Kitap beni içine aldı, 20 yıl geriye sürükledi, oralarda biraz başıboş bıraktı ve içinde bulunduğum boktan dünyaya geri yolladı. Olsun, güzel bir yolculuktu. Ayrıca yolculuk boyunca yaptığım gibi yolculuktan sonra da Amerikalı grunge müzik grubu Nirvana'nın 13 şarkısının yanında İskender Doğan'ın kitapla aynı adı taşıyan o muhteşem parçasından aklımda kalan şu sözleri mırıldanmaya devam ediyorum: Kan ve gül, Gülle diken, Sevgimle sen, Birbirine dönük sırt, Sen ve ben...
Kan ve GülAlper Canıgüz · Alfa Yayınları · 20208,8bin okunma
10/10
·531 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2020 00:12
"Var olmak mı? Yok olmak mı? İşte sorun bu!". Bundan yaklaşık 400 yıl önce William Shakespeare'in İngiltere'de bu cümleyle başlattığı ve üzerine sayısız kitap yazılmış, film çekilmiş, felsefi akımlar yaratılmış varoluş krizlerinin, 21. yüzyılın başında türk edebiyatına sunduğu 530 sayfalık bir arayış. Yokluğun deliliğe ve vahşete çağrısı ile varlığın mide bulandırıcı medeniyete daveti arasında gidip gelen iki hayatın öyküsü. Birlikteyken üçüncü dünya ülkerinin karanlığında hayatın kıçına pamuk tıkamaya çalışan, bütün toplumlara uyumsuz iki adamın zevk ve acı dolu titreyişleri. Birinin yolu hiçliğin rüzgârını arkasına alarak beynini bir uçurumdan aşağıya atmakken, diğerininki pişmanlığın vücudunda yarattığı yaralara bakarak dünyanın en derin çukurundan tırnaklarıyla ve normal bir insan olma isteğiyle yeryüzüne çıkıp sıradanlaşması ve sıradanlığını deliliğinin ilacı olarak görmesi. Acaba hangisiyim diye sormuştur dikkatlice okuyan her birey. Herkesin cevabı kendini tanıdığı kadardır. Yine de aynı durumda olsanız ne yapardınız? Ben ne yapardım? Bu boktan hayata sırt çevirip hiçliğin içine atlamak mı? Yoksa boktan olan hayatı bokuyla birlikte kabul edip varlığı kucaklamak mı? Cevaplar ne kadar fazla olsa da sorular bütün anlamları içinde barındırdığı için daha değerlidirler. İşte kitabın anlatmaya çalıştığı bütün mesele de bu; Var olmak mı? Yok olmak mı? Her şey var mı? Hiçbir şey yok mu?
Edebiyat
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,3bin okunma