Nuriye

Nuriye
@iamlosermaybelover
Şimdi devrik ve devirsizdik.
7/10
·140 syf.·
2022 11. kitabı
Yeraltından notlar Kitabında Dostoyevski; yeraltını yine yeraltından çıkma düşünce ve fikirlerini, kafa karışıklıklarını, anlatmak isteyip anlatamadıklarını, yalnızlığını anlatır. Kitaba daha en başında "Ben hasta bir adamım... Kötü bir adamım. Suratsız bir adamım ben." cümleleriyle başlayan Dostoyevski, insana insanı hatırlatır. Soruyorum sizlere kim kendisiyle bu kadar barışık? Kimler yargıları, kalıpları elinin tersiyle bu şekilde itebilme cesareti gösterebilir? Gerçek insanın tanımı budur; hasta, suratsız ve kötü. Kim kendisinin suratsız ve kötü olduğunu kabul edebilir? İnsanı kendi iç dünyasında bir yolculuğa çıkartan Dostoyevski, insana kendi iç dünyasını sorgulatıyor. İnsanın iç dünyasını, çıkmazlarını göstermesi kendi eksikliklerini ve çelişkilerini bu kadar açık anlatması kendisine tekrar ve tekrar hayran bıraktırıyor. İçimize atıp, bastırdığımız tüm duyguların, düşüncelerin, yaşanmışların bizlere ne kadar zarar verdiğinin farkında mıyız? Hepimiz insanız fakat farklıyız adı altında ki varoluş mücadelemizde hangimiz Dostoyevski'nin anlattığı insanlarda hayat bulmayız? Kendi yeraltlarımızda hep daha derine inebilmek dileğiyle... • "İnsan yapıcıdır, yeni yollar açmayı sever, bu su götürmez bir gerçektir. Fakat neden acaba bir yandan da yıkmaya her şeyi kaos haline getirmeye bayılır?" • "Bizi tek başımıza bırakın, elimizden kitapları alın o saat şaşkına döner, ne yana gideceğimizi, kimden yana çıkacağımızı, kimi sevip, kimden nefret edeceğimizi bilemeyiz."
Edebiyat
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·352 syf.·
Beğendi
·
2022 2. kitabı
Savaş barıştır Özgürlük köleliktir Cahillik güçtür Bize kapkaranlık bir dünyayı anlatan George Orwell'in bu kitabı 1984; distopya dediğimiz türün en iyi örneklerinden bir tanesidir. Okurken insanı geren, korkutan, üzen ve en önemlisi sorgulatan bu kitap, muazzam bir derinliğe sahip. Kitap bize bir distopyayı tanıtarak başlar, bu distopyada tek parti rejimi hüküm sürmekte ve diktatörlük anlayışıyla yönetilmektedir. İnsanlara her çeşit baskı uygulayan bu yönetimde; caddelerde, dükkanlarda hatta insanların evlerinde tele-ekran denilen ve insanların her yaptığını izleyen kameralar vardır. Ülkenin her yerinde Parti'nin başında olduğu iddia edilen Büyük Birader'in posterleri asılıdır. Posterlerin altında da "Büyük Birader seni izliyor" yazısı bulunmaktadır. Sadece insanların neler yaptığını ve ne konuştuğunu değil düşüncelerini de mercek altına alan bu hükümet, düşünce suçu diye bir kavram çıkarmıştır. Ve bu suç hükümetin ifadelerine aykırı düşünceler ifade edenleri cezalandırmak üzerine tasarlanmıştır. Ayrıca bu distopyada yenisöylem denilen bir dil kullanılmaktadır. Ve bu dilde hükümetin kullanılmasını istemediği kelimeler tedavülden kalkmıştır. Ve hükümet bu dil için bir sözlük yayımlar. Bu sözlükte geçen kelimeleri kullanmak yasaktır. Ve bu kadar baskının arasında baş karakterimiz Winston ile tanışırız. Winston'ın bu rejim ve baskıdan bıkması, onu bu kuralları yıkmaya başlamasına itecektir. Peki; Winston, bıktığı bu rejimden kurtulabilecek midir? *Hem bilmek hem de bilmemek, bir yandan ustaca uydurulmuş yalanlar söylerken bir yandan da tüm gerçeğin ayırdında olmak, çeliştiklerini bilerek ve her ikisine de inanarak birbirini çürüten iki görüşü aynı anda savunmak; mantığa karşı mantığı kullanmak, ahlaka sahip çıktığını söylerken ahlakı yadsimak, hem demokrasinin
Distopya
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
unutma Oflaz dışında kimse gerçek değil
1/10
·448 syf.·
2022 4. kitabı
kimse gerçek değil... Son zamanlarda kendisini hiç bir yere ait hissedemeyen, ailesinden ve arkadaşlarından uzaklaşan Işıl, kendisini insanların yaralı ve şifacı olarak ayrıldığı bir uygulamada bulur. Orada tanışacağı bir adamın ötekisi olacağını yavaş yavaş farkedecektir. Çevresinde ki insanların gerçek yüzleriyle Oflaz sayesinde tanışan Işıl, öğrendiklerinin yükünü yine Oflaz sayesinde hafifletecektir. Gerçekten çok yüksek beklentilerle başladığım bir kitap olmasına rağmen beklentilerimin çoğunu karşılamadı. Yazım dilini beğenmedim. Gözlerinde hüznü taşıyan adamın, 40 günlük bir iyileşme sürecinde yazılması da güzel bir detaydı. •masallardankorkuyoruz göremiyorum seni, evet ama sesini de mi sakınacaksın benden?
1000Kitap
Kimse Gerçek DeğilZeynep Sey · Martı Yayınları · 20216,6bin okunma
Kitabı okuduysanız yorumumu okumanızı tavsiye ederim.
8/10
·80 syf.·
Beğendi
·
2022 1. kitabı
"İlk kez bu dünyaya ait birisi için var olduğumu hissediyordum." Zenginliğin ve kalabalığın içinde yalnızlaşan, çoğu duygudan mahrum yaşayan bir adam.. Hayatı her gün aynı şekilde, aynı hissizlikle, aynı sıradanlıklarla geçen başrolümüzün tükenmişliğin sınırına gelişini okuduğumuz kitapta Zweig'in betimlemelerine tekrar tekrar hayran oluyorsunuz. Olmayan bir duyguyu diğer değişle duygusuzluğu bu kadar hissettirebilmek gerçekten her yazarın harcı değil. Kitap sizin için çok yavaş ilerlemiş ya da sıkıcı geçmiş olabilir. Bunun nedeni kitapta ruhsal betimlemelerin ağır basmış olması. Başrolümüzün olağanüstü olarak adlandırdığı bu gece aslında çoğumuz için çok sıradan. Ne var yani? Duyguları bile olmayan bir adam, iyilik yapıyor. Bir iki para dağıtıyor sonra mutlu bir şekilde yaşayıp gidiyor. Bunun neresi olağanüstü?? Diyenler elbet olacak ki, var. Şimdi başrolümüzün yerine düşünelim. Hayatınızın monotonluğu arasında kendi içinizde bir şeylerin değiştiğini düşünün. Hiç hissetmediğiniz, tatmadığınız duyguların, içinizde bir yerlerde filizlenmeye başlamış olduğunu. Bunu hissetmek ve sulamak istemek o kadar olağanüstü ki.. Ve evet yazarımız için yeni bir dönem başladı. Artık etrafındakilere rol yapmasına gerek yok. Ama etrafındakilere bir şey açıklamasına de gerek yok ne diyor başrolümüz; "İçimin bir zamanlar ne kadar ölü olduğunu asla bilmediler şimdi nasıl çiçek açtığımı da asla anlamayacaklar." Bu geceden sonra başrolümüz gençleşiyor demek doğru olurdu ama o bunu kesin bir dille reddediyor. "Gençleşmek mi? Gerçek anlamda yaşamaya daha yeni başladığımı sadece ben biliyorum" ~"İnsanın kendini açması yeterliydi, insandan insana canlı bir akış başlıyordu hemen, yükseklerden derinlere iniyor, derinlerden tekrar sonsuzluğa yükseliyordu." ~"Çünkü sadece kendi kaderlerini bir
Edebiyat
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,8bin okunma