Yeraltından notlar
Kitabında Dostoyevski; yeraltını yine yeraltından çıkma düşünce ve fikirlerini, kafa karışıklıklarını, anlatmak isteyip anlatamadıklarını, yalnızlığını anlatır.
Kitaba daha en başında "Ben hasta bir adamım... Kötü bir adamım. Suratsız bir adamım ben." cümleleriyle başlayan Dostoyevski, insana insanı hatırlatır. Soruyorum sizlere kim kendisiyle bu kadar barışık? Kimler yargıları, kalıpları elinin tersiyle bu şekilde itebilme cesareti gösterebilir? Gerçek insanın tanımı budur; hasta, suratsız ve kötü. Kim kendisinin suratsız ve kötü olduğunu kabul edebilir?
İnsanı kendi iç dünyasında bir yolculuğa çıkartan Dostoyevski, insana kendi iç dünyasını sorgulatıyor. İnsanın iç dünyasını, çıkmazlarını göstermesi kendi eksikliklerini ve çelişkilerini bu kadar açık anlatması kendisine tekrar ve tekrar hayran bıraktırıyor.
İçimize atıp, bastırdığımız tüm duyguların, düşüncelerin, yaşanmışların bizlere ne kadar zarar verdiğinin farkında mıyız? Hepimiz insanız fakat farklıyız adı altında ki varoluş mücadelemizde hangimiz Dostoyevski'nin anlattığı insanlarda hayat bulmayız?
Kendi yeraltlarımızda hep daha derine inebilmek dileğiyle...
• "İnsan yapıcıdır, yeni yollar açmayı sever, bu su götürmez bir gerçektir. Fakat neden acaba bir yandan da yıkmaya her şeyi kaos haline getirmeye bayılır?"
• "Bizi tek başımıza bırakın, elimizden kitapları alın o saat şaşkına döner, ne yana gideceğimizi, kimden yana çıkacağımızı, kimi sevip, kimden nefret edeceğimizi bilemeyiz."