Uzun zamandır beni bu kadar derinden etkileyen bir kitap olmamıştı. Konusu hayatından memnun olmayan ve intihar girişminde bulunan Nora, bu girşimden sonra kendini Gece Yarısı Kütüphanesinde buluyor. Bu kütüphanede sonsuz sayıda kitap vardır, bunlar ise Nora'nın farklı seçimler yaptığı paralel evrendeki hayatları. Karakter her kitabı seçtğinde kendini farklı bir hayatta buluyor, birinde bilim insanı olsaydı hayatı nasıl olurdu onu deneyimliyor,diğerinde aşık olduğu adamla evlenseydi nasıl bir hayatı olurdu onu deneyimliyor, başka bir paralel evrendeki hayatında Olimpiyat şampiyonu olsaydı nasıl bir hayatı olurdu onu deneyimliyor. Karakter bir süre sonra şunu fark ediyor: aslında denediği hayatların hiç biri gerçekte kendisinin istediği hayatlar değil. Kitabı okurken bol bol kendi hayatınız üzerinizde düşünme fırsatınız oluyor. Kitabın vermek istediği mesaj çok kuvvetli: yaptığımız tercihler, seçimler sadece bizim hayatımızı değil, başka insanların hayatının da seyrini değiştirebiliyormuş aslında. Özellikle hayatında çok fazla pişmanlık yaşamış insanların okuması gereken bir kitap.
Ne okusam diye düşüüp dururken bu kitabın beni seçmiş olması beni çok mutlu etti. Kitaptan bir alıntı paylaşmak istiyorum:
'Kendime yalnızlıktan daha iyi bir dost bulamadım. ' bu beni çok derinden etkiledi. Bazen gerçekten insanın en iyi arkadaşı yalnızlık
oluyor.
Kütphanenize mutlaka ekleyin bu kitabi(: