Muharremin 10. gününde tarihte önemli olaylar yaşanmıştır ◾ Cenâb-ı Hakk, 10 peygamberine şu 10 önemli ikramı ihsan etmiştir: 1. Allah, Hz. Musa'ya (as) Aşura gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür 2. Hz. Nuh (as) gemisini Cûdi Dağı'nın üzerine Aşura gününde demirlemiştir. 3. Hz. Yunus (as) balığın karnından Aşura günü kurtulmuştur. 4. Hz. Âdem'in (as) tevbesi Aşura günü kabul edilmiştir. 5. Hz. Yusuf (as) kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Aşura günü çıkarılmıştır. 6. Hz. İsa (as) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semaya yükseltilmiştir. 7. Hz. Davud'un (as) tevbesi o gün kabul edilmiştir. 8. Hz. İbrahim'in (as) oğlu Hz. İsmail (as) o gün doğmuştur. 9. Hz. Yakub'un (as), oğlu Hz. Yusuf'un (as) hasretinden dolayı kapanan gözleri, o gün görmeye başlamıştır. 10. Hz. Eyyûb (as) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.💥💥
Din İslam
ALLÂHÜ TEÂLÂ’DAN HAKKIYLA KORKMAK
İbrahim bin Edhem (rah.) Hazretleri buyurmuşlardır ki: “Bir gün Allah dostlarından olduklarını anladığım bazı zâtlarla karşılaştım. Onlara, “Allâhü Teâlâ’dan hakkıyla korkmamı sağlayacak nasihat ve tavsiyede bulununuz.” dedim. Bana dediler ki: “Şu husûsları aklından çıkarma: • Çok konuşan kimsenin kalbi, gaflet içindedir, ona hikmet uğramaz. • Halkla çok haşır neşir olan kimse, ibadetin lezzetine nâil olamaz. • Dünyaya aşırı düşkün kimseler için sû-i hâtimeden (son nefeste imansız gitmesinden) korkulur. • Marifet nurundan mahrum olan kimsenin kalbi ölüdür. • Zâlim bir kimseye, zulmünde yardımcı olan, dinde istikamet sahibi olamaz. • Yaptığı ameller ile halkın rızasını arayan kimse, Cenâb-ı Hakk’ın rızasına nâil olamaz.” MUHARREM AYININ BİRİ İLE ONU ARASINDAKİ NAMAZ Muharrem ayının 1’i ile 10’u arasında bir defa olmak üzere, 2 rekâtte bir selam vererek, 6 rekât namaz kılınır. Bu namaz, akşam namazı ile yatsı namazı arasında kılınabileceği gibi, bu vakitte kılınamadığı takdirde yatsı namazından sonra da kılınabilir. Namaza şöyle niyet edilir: “Niyet eyledim yâ Rabbi, senin rızâ-yı şerîfin için namaza. Herhangi bir komşumun ve din kardeşimin veya herhangi bir kimsenin bana hakkı geçmiş ise bu hakkın ödenmesi için. Allâhü Ekber...” 1. Rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Âyetü’l-Kürsî, 11 İhlâs-ı şerîf. 2. Rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 10 İhlâs-ı şerîf. 3. Rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Tekâsür Sûresi (Elhâkümü’t-tekâsür...), 11 İhlâs-ı şerîf.
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir sırası düşerek, İbrâhîm-i Edhemden “kuddise sirruh”, birisi nasîhat istedi. Buyurdu ki, altı şeyi kabûl edersen, hiçbir işin sana zarar vermez. O altı şey şudur: 1 — Günâh yapacağın zemân, Onun rızkını yime! Rızkını yiyip de, Ona ısyân etmek, doğru olur mu? 2 — Ona âsî olmak istersen, Onun mülkünden çık! Mülkünde olup da, Ona ısyân etmek, lâyık olur mu? 3 — Ona ısyân etmek istersen, gördüğü yerde günâh yapma! Görmediği bir yerde yap! Onun mülkünde olup, rızkını yiyip, gördüğü yerde günâh yapmak, uygun değildir. 4 — Can alıcı melek, rûhunu almağa geldiği zemân, tevbe edinceye kadar izn iste! O meleği kovamazsın. Kudretin var iken, o gelmeden önce tevbe et! O da, bu sâatdir. Zîrâ, Melek-ül-mevt, ânî gelir. 5 — Mezârda, Münker ve Nekîr ismindeki iki melek, süâl için geldikleri vakt, onları kov, seni imtihân etmesinler! Soran kimse dedi ki, (Buna imkân yokdur). Şeyh buyurdu ki, (Öyle ise, şimdiden onlara cevâb hâzırla!) 6 — Kıyâmet günü Allahü teâlâ (Günâhı olanlar, Cehenneme gitsin!) diye emr edince, ben gitmem de! Soran kimse dedi ki, (Bu sözümü dinlemezler). Bunun üzerine, o kimse, tevbe etdi ve ölünceye kadar, tevbesinden vazgeçmedi. Evliyânın sözünde, rabbânî te’sîr vardır.
1. İsmet Sıfatı (Günahsızlık ve Korunmuşluk) Peygamberlerin en önemli vasıflarından biri ismet sıfatıdır. Allah, elçilerini günah işlemekten, hata yapmaktan ve özellikle vahyi tebliğ ederken şahsi hırslara veya dış baskılara boyun eğmekten özel olarak korumuştur. Tüm dünya bir araya gelip baskı kursa bile, bir peygamberin Allah'ın emrinden sapması veya ondan taviz vermesi bu sıfat gereği imkansızdır. 2. Vahyin Dokunulmazlığı Peygamberler kendi kafalarından konuşmazlar. Kur'an-ı Kerim'de Hz. Muhammed (s.a.v.) için şöyle buyrulur: "O, nefis arzusu ile konuşmaz. Onun konuşması ancak kendisine bildirilen bir vahiydir." (Necm Suresi, 3-4) Eğer bir peygamber -haşa- Allah'ın emrinin dışına çıkacak olsaydı, bizzat Allah buna müdahale ederdi. Bu durum da Hakka Suresi'nde çok sert ve kesin bir dille ifade edilmiştir: "Eğer o elçi, bizim adımıza birtakım sözler uydurmuş olsaydı, onu elinden sımsıkı yakalardık. Sonra onun şah damarını koparırdık." (Hakka Suresi, 44-46) 3. Tarihteki Örnekler ve "Tavizsizlik" Tarih boyunca peygamberler, tüm dünyanın (veya içinde bulundukları azgın toplumların) baskılarına, tehditlerine ve cazip tekliflerine maruz kalmışlardır. Hz. Muhammed (s.a.v.): Müşrikler kendisine gelip "Bir yıl sen bizim ilahlarımıza tap, bir yıl da biz senin ilahına tapalım" dediklerinde veya "Seni kralımız yapalım, en zenginimiz yapalım, yeter ki bu davadan vazgeç" diye teklif sunduklarında, O'nun cevabı net olmuştur: "Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseniz, ben yine de bu davadan vazgeçmem." Hz. İbrahim: Tüm kavmi ve dönemin en güçlü kralı Nemrut karşısında tek başına durmuş, ateşe atılmayı göze almış ama Allah'ın emrinden kıl payı sapmamıştır. Özetle; Peygamberler Allah'ın koruması altındaki elçilerdir. Dünya üzerindeki tüm insanlar,
Rabbimizinden kullara dört söz; 1-) Beni anarsanız, bende sizi anarım. Bakara / 152 2-) Şükrederseniz size verdiğim nimetleri artırırım. İbrahim / 7 3-) İstiğfâr ettiğiniz sürece size azap etmeyeceğim. Enfâl / 33 4-) Bana dua ederseniz, duanıza cevap veririm. Bakara / 186
Din İslam
Çölde yalnız oturan kadının sırrı
Hac dönüşü yolculuk esnasında Abdullah bin Mübarek, çölde yalnız başına oturan yaşlı bir kadın görür ve ona selam verir. Kadın selamı şu ayetle alır. "Çok merhametli olan Rabden bir söz olarak selam vardır." (Yâsîn, 58) İbni Mübarek şaşırır ve sorar: "Buralarda ne yapıyorsun, neden yalnızsın?" Kadın cevap verir: "Allah kimi şaşırtırsa, artık onun için kılavuz voktur." (A'râf, 186) (Bu ayetle yolunu kaybettiğini anlatır) İbni Mübarek: "Nereye gidiyorsun?" diye sorar. Kadın "Bir gece kulunu Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtır." (isrâ, 1) (Bu ayetle de haccını tamamladığını ve Kudüs'e/evine doğru gitmekte olduğunu belirtir). İbni Mübarek: "Kaç gündür buradasın?" der. Kadın: "O da: 'Benim alametim, üç gün üç gece insanlarla konuşmamandır' dedi." (Meryem, 10) (Üç gündür orada yalnız olduğunu kasteder) İbni Mübarek bakarki kadının yanında yiyecek içecek yok "Yiyeceğin de yok, ne yiyip içiyorsun?" Kadın "O, beni yediren ve içirendir." (Şuarâ, 79) İbni Mübarek: "Peki, bu kurak çölde abdesti nasıl alıyorsun?" Kadın:"Su bulamazsanız temiz toprakla teyemmüm edin." (Nisâ, 43) İbni Mübarek kadına kendi bineğini teklif etmek ister ve "Bende yiyecek var, yemek ister misin?" diye sorar. Kadın "Sonra orucu geceye kadar tamamlayın." (Bakara, 187) (Oruçlu olduğunu ifade eder) İbni Mübarek: "Ama bu yolculukta oruç tutmamana izin vardı, ruhsat vardı)" deyince kadın: "Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır." (Bakara 184) dedi. İbni Mübarek kadının bu zekasına ve Kur'an'a olan bağlılığına hayran kalır. Kadını devesine bindirmek ister ve "Gel, deveme bin de seni kafileye yetiştireyim" der. Kadın bineğe yaklaşırken şöyle der: "Mümin erkeklere söyle, gözlerini harama dikmesinler..." (Nûr, 30) (Âlim hemen arkasını döner ki kadın
Alıntı