İbrahim B.

İbrahim B.
@ibrahimbozkus
Tarih Öğretmeni
25 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·208 syf.·
2021 18. kitabı
Lütfen sessiz olun! Bu işi son derece gizli bir şekilde yürütmemiz gerekiyor. Neden mi? Çünkü daha demin okuyan ve düşünen insanların yakıldığı, yok edildiği diyarlardan geliyoruz. Yanlış anlaşılmasın sakın Orta Çağın karanlık dünyasında değiliz.şartlar elbette değişti Skolastik düşünce yerini aklın ve bilimin egemen olduğu “saygınlar,bilginler,erdemliler ve ahlaklılar dünyasına “ bıraktı! Gelin hep beraber karar verelim hangisinin daha korkunç olduğuna şimdiki zaman mı geçmiş mi gelecek mi veya kitapta bahsedilen o muğlak zaman mı? Şimdi hemen en yakındaki kitaba dokunun ve düşünün. Gözünüz aydın yanmaya hak kazandınız az sonra siren sesleri eşliğinde komşularımızın bir şenlik edasıyla izlediği varlığınız son derece teknolojik aletler ile küle çevrilecek. Hele elinizdeki kitap defalarca yakılacak hatta külleri dahi yakılacak ve tamamen yok olduğundan emin olunacak. Neden mi ?çünkü bu dünyada insanların kitaba ihtiyacı yok. Sadece kitap değil komşuluk ilişkileri,toplumsal ilişkiler,düşünme,serbest zaman birçok şey yasak da dünyada. Neden mi yandık nedir bu hengame? Teknolojinin sınır tanımadığı,makineleşmenin hayatın her alanına yayıldığı ,insani değerlerin unutulduğu bu düzende hükümetin dahi eksikliklerini bastırmak için insan zihnini meşgul ederek düşünmeyi engellediği dünyada yapılacak en kötü şeyi yaptık kitaplara bulaştık. Oysaki yapılacak çok da önemli işler vardı: Günün büyük bir kısmı televizyon başında geçirmek , hayatı son süratte yaşamak, tavşanları ve köpekleri ezmekten zevk almak, serbest zaman düşüncesinin engellenmeye çalışılması, insanların zaruri haller dışında konuşmasının dahi engellendiği bir dünya…Zaten insanlar neden konuşsun ki? Geçmişte yaşanan bir çok sorunun nedeni kitaplar değil miydi ? Heleki bu kitapların tamamen kurmaca olduğu ,
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Reklam
10/10
·210 syf.·
2021 13. kitabı
Ne yazik ki geç tanıştığım bir yazar oldu Hermann Hesse bundan dolayı kendime kızgın ve bu duruma üzgünüm fakat defarlaca okuyacağım bir yazar oldugundan artik son son derece eminim. Uzunca bir süre etkisinde kalacaginiz bir eser olduğundan şüpheniz olmasin.Hani bazen güzel ve anlamlı bulduğumuz yerlerin altını çizeriz ya ben bu kitabın tamamını çizmemek icin kalemi bıraktım diyebilirim. Zamana sığmayan, kendini bu çağa ait hissetmeyen ve yaşadığı toplumla arasında bariz bir şekilde farklar olduğunu hissedenlerin başucu kitabı olma yolunda önemli bir eser. Bozkırkurdu adlı bu eserde Harry karakterinin hissettiği iki farklı ruh hali ele alinmistir. Yaşami ya kurt ya insan olarak devam ettirme inanci nedeniyle zaman zman insanlıktan kurtluğa geçisle yirtici ve yikici tutumlar sergilediği bazı dönemlerde ise insani huylarin kurt özelliklerine ağır bastığına değinilmiştir.İnsan akıl, kurt ise içgüdü kavramlarıyla ele alınmıştır. İnsan sıfatıyla, orta sınıfı oluşturan insan topluluğunu sevmeyen ,toplumsallaşmaktan ziyade bireyselleşmeyi yeğleyen, iç dünyasıyla yetinen; binlercesinin hayal dahi edemeyceği bir yaşam sürüp farklı doyumsuz hazlar alan ve hoşnutluklardan hoşlanmayan çocukluk özlemiyle kavrulan ve pervasızca yaşamın düzenle olan çatışmasından haz duyan ve artık bu yaşama son verilmesi inancını taşiyan bir karakter ile karşılaşmaktayız. Sanat ve müzikle; bilgi ve erdemle örttüğünü düşündüğü kurt kimliği ise tam olarak yırtıcılığın ve yıkıcılığın hissedildiği öfke krizlerinin yaşandığı bir başka kimlik şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Roman karakterine aşık mı olduk ne bu ?Hayı, sadece her insanin içinde barındırdığı Bozkırkurdunu ortaya çıkardığındandır bu yakınlığımız. Zaman kavramını önemsemeyen ve ölümsüzler arasında gezinen Harry onlara meydan okumuş
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,7bin okunma
Puan vermedi·140 syf.·
2021 11. kitabı
Yıllar öncesinde ilk kitabını okuduğum zaman hissetmiştim o zehirli oku ve yıllar geçmesine rağmen Livaneli'nin etkisi giderek arttı. Zaman geçse de izi geçmedi. Romandan ziyade biraz daha uzun hikaye şeklinde kabul edeceğimiz bir eserle karşılaşmaktayız. Kısa bir süre önce piyasaya çıkan bu yeni kitapla birçok soruna dikkat çekmiş yine toplumsal yazarımız. Küresel güçlerin birtakım çıkarlar uğruna kan dökmekten çekinmediği, şehirleri yaşanılmaz kıldığı bu yüzyıldaki en büyük sorunlardan birtanesi olan "mülteci sorunu" kitabın temasını oluşturmaktadır. Aynı zamanda aile ilişkilerinin yok olmaya yüz tuttuğu bu yüzyılda, annelik ve babalık duygusunun büyük oranda hissedildiği hele ki kadınlığın, analığın kutsallığının varlığını iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir eser. Dilinin son derece sade olduğu, okuyucuyu sıkmayan bir anlatım tarzı ile yine kendinden bekleneni vermiş Livaneli. Kalbe dokunan ama üç maymunu oynattıran gerçeklerin sunulduğu bir eserle karşı karşıyayız. Ama şunu da belirterek sonlandırmak isterim ki "Serenad" ve "Kardeşimin Hikayesi" adlı eserlerin yeri bende hep ayrı olacak. İyi okumalar dilerim
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,6bin okunma
Puan vermedi·184 syf.·
2021 3. kitabı
·
Mutsuzluğun ve fakirliğin bulaşıcı olduğu yönündeki müthiş tespitiyle yüzyıllar ötesine adını taşıyacağının garantisini veren Dostoyevski yazmış olduğu ilk romanıyla geleceğe seslenmiştir. Dostoyevski Makar Devuşkin ve Varvara Alekseyevna arasındaki mektuplaşmaları konu alan bu kitapla yoksulluğun ezici baskısını hissetmekte ve bu baskıyla karakterler arasındaki aşk çıkmazını gözler önüne sermektedir. O çağının ötesinde bir yazar olacağını ve daha ilk andan itibaren "Yeni Gogol" geldi yönündeki izlenimleri haklı çıkarmıştır. Yoksullluk kavraminı iliklerinize kadar duyumsadiğiniz ve yoksul insan pskolojisinin bizzat yazarın "zavallı bir ayı yavrusunun bir serçe gibi otururken" ifadesiyle hissedeceğiniz müthis bir eser. Okumanizi tavsiye ederim.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,9bin okunma
Ah insanoğlu
Puan vermedi·112 syf.·
2021 10. kitabı
·
Öncelikle şunu belirtmeliyim yazarın okuduğum ilk kitabi olmasina rağmen hayranlik uyandiran eserler arasında yerini aldı.Kitabın daha ilk sayfalarinda ortaya çıka bir cinayetten bahsesilmekte ve işin ilginç gelen kısmı son ana kadar bu cinayetin defalarca işlendiği hissini uyandirmasi. Sonun başlangıcı şeklinde bir algının oluştuğunu belirtmek isterim. Ha tabi her kitap mutlu sonla bitmez ve insan bir yerlerdeb olayin seyrini değiştirecek bir hamle bekliyor ama nafile. Bir takım oyunlar sonrasında Santiagonun göz göre göre ölümüne tanık olmaktayiz.üstelik yogun bir insan kitlesinin bunu bilmesine rağmen engel olmamalari toplum yapisinin ne kadar bozuk olduğunu ve insanlığın ne hale geldiğini gözler önüne seemektedir. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
Reklam