Bizans imparatoru tarihçi Constantine Porphyrogenitus (X. yüzyıl) Hazarlar ve onlarla komşu olarak yaşayan halkların ya-şamlarını detaylı bir şekilde anlatmıştır. Onun, Kuzey Kafkas-ya ve Karadeniz'in kuzeyinde yaşayan Hazarları ve diğer Türk halklarını İskitler diye adlandırması oldukça önemlidir (Kons-tantin Bagranorodnıy, 1991, s. 177)
İmparator, oğlu için yazdığı "De Administrando Imperio" (Imparatorluk Yönetimi Üzerine) adlı eserinde (Rusça çeviri-si: Moskova, 1991) tahtın varisine Hazarları kuvvetli bir dev-let olarak tanıtmakta ve komşu halkları Hazarlara karşı nasıl kışkırtabileceğini göstererek, "Uzların, komşu olarak yaşadık-ları Hazarlar ile savaşabilme yeteneğinde olduklarını" yazmak-tadır (s. 51).
Bizans, diplomatik manevralarla Alan ve Guzları kendi sa-fına çekmeyi başararak, onları Karadeniz boyundaki en büyük hasmına karşı kışkırttı. X. Yüzyılda Hazarlar ile Alanlar arasın-da savaşlar vuků bulmuş; Alanlar, fiilen Hazarlara bağımlı ol-maktan kurtulmuşlardır.
VIII. Yüzyıla doğru Hazar Kağanlığı hemen hemen bütün Kuzey Kafkasya'yı hakimiyet altına almış ve Bospor kıyıların-da güçlendikten sonra Kırım'ın bir bölümünü ele geçirmiştir.
Hazarlarla Rusların münasebetleri dostane idi. Rus hüküm-darının IX. Yüzyılın ilk yarısında "hakan" unvanı kullanıyor olması da bu dostane ilişkilerin bir delilidir (Novoseltsev, 1982, s. 150-159). Hazarların Bizanslılarla olan ilişkileri ise bazen dostane bazen hasmâne idi; ama ortak düşmanları Araplarla yaptıkları savaşa müttefik olarak girmişlerdir. Ancak Bizans, Arap Halifeliğinin X. Yüzyılda zayıflamasıyla birlikte Hazarlara karşı Hristiyan Alan ve Rusları kışkırtmış; Hazar Kağanlığı bir yandan onların saldırıları, diğer yandan kendi içinde yaşadığı iç çekişmeler sebebiyle yıkılmıştır (Artamonov, 1962; Yakubovs-kiy,