10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 140. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00
"YAĞMUR ÇİSELİYOR" "Sen de biliyorsun, sadece bugünün meselesi değil karşı karşıya olduğumuz. Binlerce yıldır, nesilden nesile aktarılan, giderek kromozomlarımıza nakşedilmiş bir ceren ürpertisiyle yaşadı bizimkiler bu topraklarda. Hep bir yırtıcının pençesinin ya da avcının tüfeğinin ucundaydılar. Kadınıyla, yaşlısıyla, çocuğuyla bir araya gelmeleri, meseleleri birlikte çözmeye çalışmaları, işte bu ceylan olma hallerinden kaynaklanıyor." “Tarihsel gerçeklere tam bir bağlılıkla…” Osman Balcıgil okuyanlar bilir: Biyografi ve dönem romanlarının üstadıdır. Her kitabıyla yeni bilgiler edinir, hafızamızdan hiç çıkmayacak olaylara tanık oluruz. Kimi güzel, kimi üzücü… Ama şu var ki, Balcıgil okumak asla vakit kaybı değildir. Zamanınız dolu dolu geçer, üstelik her sayfada “Acaba gerçekten böyle mi oldu?” diye düşünüp durursunuz. Bir ülkenin yavaş yavaş karanlığa sürüklenişini hiç bu kadar yakından hissettiniz mi? 1970’lerin sonu… Sokaklar karışık, insanlar tedirgin, kardeş kardeşe düşman. Üniversiteler fokur fokur kaynıyor, fabrikalarda grevler, meydanlarda cenaze namazları… Ve her şeyin üzerine çöken o ağır, o boğucu “bir şeyler olacak” hissi. Yazar, bu romanında bizi yalnızca bir hikâyeye değil, Türkiye’nin en sancılı dönemlerinden birine götürüyor. Ama bunu bir tarih kitabı gibi değil, bir gerilim romanı solukluğunda yapıyor. Kitabın odağında Çorum var. Alevi-Sünni çatışmalarının kanlı bir şekilde patlak verdiği, yıllardır yan yana yaşayan komşuların bir anda birbirine düşman olduğu o karanlık günler… Yaklaşan darbenin gölgesi, sokaklara yayılan korku ve kaos… Ve tüm bunların ortasında Metin ile Ceren'in hikâyesi bir aşk gibi başlıyor. Ama satır aralarında korku, ihanet, manipülasyon, sistematik kaos ve perde arkası güçlerin oyunu var. Yazar, bu iki gencin gözünden
Edebiyat & Roman
Yağmur ÇiseliyorOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20241,113 okunma
10/10
·89 syf.··
Beğendi
·
2026 130. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
"YANIK TÜY" ”Çocuk gülüşlerimize ne oldu, kim hangi sebeple yüreklerimizi soğuttu? Yemeklerimiz, müziklerimiz birbirine benzemiyor muydu? Kederde, acıda, mutlulukta hep birlikte değil miydik? Hangi ara dostlar düşman oldu?” Her biri roman tadında kısacık oniki öykü karşılıyor bizi bu eserde. Az sözle çokça kelâm. Öyküler, sanki başka boyutlara adım atmamızı sağlayan minik ve anlık bir kapı. Çokça yaşanmışlık, hayatlar, hikâyeler. İnsan duygularıyla, yaşanmışlıklarıyla var olur evrende. Her öykü ayrı ayrı bir duygu yoğunluğu hissettirdi. İnsan tanımak gibi, benim için de öykü okumak. Kapağını açtığında içine girdiğin birer bina gibi öykülerde. Kapısını arkandan kapatır içerideki odaları tek tek dolaşarak başka hayatlar yaşamaya başlarsın. Bilmediğim bu hayatlar içinde dolaşmak, her birinin acıları, sevdaları, hayal kırıklıkları, beklentileri, birbirine benzeyen ama birbirinden çok farklı yaşadıklarımız. Dışardan bakıldığında aynı hayatları yaşıyor gibi görünsek de, küçük nüanslarla ayrılıyoruz birbirimizden. Aynaların arasında aynılarımızla yaşıyoruz. Bakmakla görmek arasındaki o ince çizgide yer alıyor tüm ayrıntı. Bir öykü kitabı okura ne vaat eder? Kimi zaman sıradan bir günün içinde kaybolup gitmiş bir anı yakalamayı, kimi zaman da yüreğimize dokunacak kadar gerçek, çarpıcı bir kesit sunmayı. Yazar, tam da bunu yapıyor: Hayatın tam ortasından, en savunmasız anlarından yakaladığı öykülerle bizlerin kalbine dokunmayı başarıyor. "Göç Masalı": Kaf Dağı’nın ardındaki kudretli topraklar için yola çıkan bir adam… Bulamayınca hayattan göç eden baba, hiçbir yere sığamayan oğul Yusuf ve Elif. Ne kadar çalışkan, ne kadar üretken olursa olsun, bir yere ait olamamanın hüznü… Çıraklar usta olunca köyün onu istememesi, yine yollara düşmeleri… En sonunda çocukları olduğu köye
Edebiyat
Yanık TüyYurdagül Şahin · Alakarga Sanat Yayınları · 202617 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 00:00
1983 yılında dört itfaiye eri gizemli bir şekilde ortadan kaybolurlar. 1989 yılında bir hastanenin acil servis kapısında bulunduklarında akli melekelerini kaybetmiş durumdaydılar. Üç itfaiye eri çocuklarını bir tanesini de babasının yanarak öldüğünü iddia ediyordur. Ama ne bahsettikleri gibi yangın olmuştur nede o kişiler yanmıştır.. Kitap genç bir gazetecinin ana karakter Jason’u ziyaret etmesiyle başlıyor. Gazeteci Jason’un uzun zamandır haber almadığı kardeşi Olivia’dan bir mektup getirir. Jason da gazeteciye röportaj verir. Ve hikayesini anlatmaya başlar.. Jason hikayesine en baştan anne ve babasının öldürmesinden başlar. Bu hikaye beni çok üzdü gerçekten Jasonun anne ve babasını öyle görmesi , acıkması ,uyuya kalması minicik bir bedenin gözleri önünde olması çok acı ama Jason yıllar sonra arkadaşları sayesinde intikamını alınca içime su serpildi diyebilirim. Jason anne ve babası ölünce yetimhaneye verilir ve burda arkadaş edinir ayrıca bir aile tarafından evlatlık edinir, ve birde kardeşi olur Olivia. Zamanla Emma ile tanışır, evlenir ve çocukları olur. Emma kazada çocuğunu kaybeder ve Jasonu sorumlu tutar ve araları bozulur. Jasonun başına gelenler bununla da kalmıyor. Birgün evleri kundaklama sonucu yanar ve eşi çocukları yangında ölür. Jason bunun da intikamını alır. İtfaiyecileri kaçırır ve aynı duyguları onlara da yaşatır, daha sonra onları serbest bırakır ve teslim olur. Kitabın en sonunda gazetecinin getirdiği mektubu okur annesinden gelen mektupta çok büyük itiraf vardır annesi yangını kimin yaptığını yazmıştır o kadar olay yaşamış olan Jason şimdi bu acıyla nasıl başa çıkacak bilemiyorum… Murat İsfan Korkmaz’ın kaleminde gerçekten farklı bir derinlik var. Özellikle sahne geçişleri ve olayların kurgulanışı profesyonel bir film hissi veriyor. Gereksiz
Süper Çocuk Yanık Göz ve Genç NolanMurat İsfan Korkmaz · Bengisu Yayınları · 2024160 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 23:01
Bazı kitaplar insanın içine usulca oturur, bazılarıysa sadece kapağıyla flört eder Eski Dünyanın Yangını bende ikinci grupta kaldı sanırım. Kalben’in şarkılarındaki kırık samimiyeti, o “dağınık ama güzel” hissi burada da var aslında. Kitap; ilişkiler, yalnızlıklar, modern insanın iç sıkışmaları arasında dolaşıyor. Yer yer altı çizilesi cümleler çıkıyor, bazı bölümlerde gerçekten bir şarkının içinde yürüyormuşsun gibi hissediyorsun. Ama bir noktadan sonra metin, duygu vermekten çok “duygu hissettirmeye çalışıyor” gibi geldi bana. Belki beklentiyi fazla yükselttim bilmiyorum ama kitap bittiğinde aklımda büyük bir iz bırakmadı. Kötü mü? Hayır. Ama “okumasam da olurmuş” dediğim kitaplar rafında kendine sakin bir yer açtı Bir kahve molasında birkaç sayfa eşlik eder belki ama yangın falan çıkarmıyor açıkçası. Kısacası: kapak çok güzel, vibe var, cümleler zaman zaman parlıyor… ama hikâye bende tam tutmadı. Biraz fazla “instagram cümlesi”, biraz eksik derinlik hissi bıraktı
Eski Dünyanın YangınıKalben · Holden Kitap · 2022895 okunma
Kitap Yorum
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 12:48
Kimi zaman bir otoban karanlığında, kimi zaman köylerin tozlu yollarında, bazen de şehrin kuytuların da saklanan, yolculukta ve çaresizlik de, hayatın sertliğini, acının ağırlığını ve içimizde gizlenen yangını dizelere taşıyan bir yolculuk bu. Merhaba Arkadaşlar, Bugün sizlere okudukça insan da derin izler bırakan bir şiir yolculuğundan bahsedeceğim. Şiirler de yoksulluğun, çaresizliğin ve yalnızlığın izleri öylesine derin ki, satır aralarında sessiz ama güçlü bir direniş hissi dolaşıyor. Anlatımın yalınlığı ise bu duyguları daha da keskinleştirerek okura doğrudan ulaşıyor. Şair, süslü ifadelerin arkasına saklanmak yerine içinden geçtiği hisleri olduğu gibi aktarıyor ve bu içtenlik daha ilk anda kendini belli ediyor. Şimdi gelin, bu yolculuğun ayrıntılarına biraz daha yakından bakalım. Kitap boyunca yalnızca bireysel duygulara değil, toplumun çoğu zaman görmezden gelinen, sessiz bırakılmış hikâyelerine de kapı aralanıyor. Her şiir, bir hayatın kısa bir anına dokunuyor. Kimi zaman içten bir anlatı, kimi zaman da sessizce yükselen bir çığlık gibi karşımıza çıkıyor. Karanfiller De Solar ise yalnızca bir şiir kitabı olmanın ötesinde, yoksulluğun, özlemin, yalnızlığın, pişmanlığın ve umudun iç içe geçtiği bir yaşam panoraması sunuyor. Solan Karanfiller burada sadece güzelliğin kaybını değil, zamanın insan üzerindeki yıpratıcı etkisini ve hayatın kırılganlığını da simgeliyor. Şair bu soluşu öyle bir incelikle işliyor ki, okur ister istemez kendi iç dünyasıyla yüzleşiyor. Çünkü bazı duygular vardır ki konuşulmaz ama şiir onları en derinden dile getirir. Sevgili yazarımızın bu şiir kitabı, hayatın içinden süzülen kırılma anlarını, insanın en ham ve en çıplak duygularını ve yaşamakla tükenmek arasındaki o hassas sınırı güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Şair, kitabın sonuna
1000Kitap
Karanfiller de SolarUğur Ünver · Karina Yayınevi · 202614 okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Sándor Márai’nin Mumlar Sonuna Kadar Yanar adlı eseri, dışarıdan bakıldığında iki eski dostun yeniden buluşma hikâyesi gibi görünse de, aslında insan ruhunun en karanlık katmanlarına inen bir iç hesaplaşmadır. Roman boyunca General Henrik’in bekleyişi, yalnızca Konrad’ı değil; geçmişte kaybettiği güveni, dostluğu ve kendine olan inancını da bekleyişe dönüşür. Konrad’ın dönüşüyle birlikte hikâye bir yüzleşmeye evrilir. Ancak bu yüzleşme klasik bir hesap sorma değil, yıllar boyunca biriken sessiz suçlamaların, yarım kalmış cümlelerin ve bastırılmış duyguların çözülmesidir. Márai, karakterler aracılığıyla “insan neden affedemez?” sorusunu sürekli diri tutar. Kitabın en güçlü yönü, olaydan çok psikolojiye odaklanmasıdır. Okuyucu, bir hikâyeyi değil; iki insanın iç dünyasında yıllarca büyümüş bir yangını izler. Dostluk, ihanet ve gurur gibi kavramlar romantik bir çerçevede değil, acı verici bir gerçeklik içinde ele alınır. Sonuç olarak Mumlar Sonuna Kadar Yanar, kısa olmasına rağmen uzun süre etkisinden çıkmayan, insan ilişkilerinin kırılganlığını ve zamanın her şeyi çözmediğini çarpıcı şekilde gösteren bir eserdir. İnsan en sonunda bazı soruların cevabını kelimelerle değil, yaşadığı hayatla vermek zorunda kalır.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma