ismet cem alkan

ismet cem alkan
@icemalkan
Kıdemli cahil, uzman yanılgan
18 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Yavan
5/10
·336 syf.·
2026 1. kitabı
Tek kelime ile özetlemek istenirse yavan kelimesi, kitabın karşılığını veriyor. Çokça travmadan geçmiş, çocukken yaşça büyük bir kadının tecavüzüne uğramış, savașa gitmiş bir adamın içine hiç bakmıyoruz. Baş karaktere ne sempati ne antipati duyuyoruz. Bedene indirgenmiş bir insanın yolculuğunda yazar da bize sadece bedeni mi göstermek istiyor? Karakterlerin ağzından çıkan "peki", "tamam", "iyi" cümlelerini çıkarsak kitabın sayfa sayısı yarıya düşecek. İşte bu yavanlık kitabın ilk yarısından sonra gözlerde bıkkınlık yaratıyor. Edebi bir eser, yazın sanatı, biraz da okuyucunun zihninde bir kaç kalbe dokunur cümle bırakmalı mı? Eğer bırakmalı işe bu kitap size göre değil. Kuru bir parça ekmekten oluşan yavan bir öğünle karın doyurmak gibi, yani elinizde başka okuyacak hiçbir şey kalmamışsa, ancak o zaman tavsiye edilebilir.
BedenDavid Szalay · İthaki Yayınları · 2026282 okunma
Reklam
Eğlenceli ama Sığ
6/10
·208 syf.·
2017 44. kitabı
Bir Kadın Düşmanı (spoiler içerir) Reşat Nuri, hemen kitabın başından itibaren sürekli olarak Sara'nın şımarıklığına, yalanlarla babasını manipule edişine, gururu için insanlarla oynamasına yaptığı vurgularla bizi de bir kadın düşmanı hissine sokmaya çalışıyor. Her ne kadar bu, bizim sonradan Ziya'ya sempati duymamız için bir ön hazırlık gibi görünse de Sara'nın bu kadar duygusuz ve bencil çizilmesi, olayın iki boyutlu yanını çok zayıflatıyor. Bu Ziya'nın kadın düşmanı tavrına bizde sempati uyandırmak adına bir ön hazırlık amacı taşıyor olsa da, bencilce tutumu sadece Sara'nın karakteri ile sınırlandırmayıp, Ziya'ya karşı kurulan oyunda küçük bir kız çocuğundan yetişkin bir kadına kadar bu plana hizmet eden tüm kadınları da dahil ettiğinde, esases Reşat Nuri'nin de çağının, kadına düşmanca bakışına ortak olduğunu, sadece Sara'nın nezdinde değil genel olarak kadınlara karşı öfkeli bir bakışı paylaştığını iyice anlıyoruz. İlk kısımda, Ziya'nın, ölüm döşeğinde yatan Necdet'e nişanlısını göstermemesi hikayesi ile bize Ziya'yı bir canavar gibi sunmaya çalışsa da, yaralı arkadaşına iyilik yapmaya çalıştığı zaten o anda okuyucu için tahmin edilir olduğundan, burada da bu nedenle çarpıcı ya da şaşırtmacalı bir hamle ile karşılaşamıyoruz. Eğlenceli bir roman ama çok başarılı, derinliği olan bir eser değil. Sade üslubu da hoș ama bu üslup da kitabı iyice yavan bırakıyor. Karakterlerin tek boyutlu kalması, hikâyenin klişelere fazla yaslanması ve sonunun tahmin edilebilirliği romanı iyice zayıflatsa da mektup stili, kolay okunurluğu ve karakterler arasındaki çekişmelerin sürükleyiciliği sayesinde eğlenceli bir kaç saat geçirmek için okunabilir.
Bir Kadın DüşmanıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20105,3bin okunma
2/10
Öncelikle Mirdad'ın kitabından önceki kesimde yer alan kafiyeli üslup inanılmaz itici, hatta merak edip kitabın orjinal ingilizce metnine baktım ve bu şekilde bir üslup yok, bir çevirmenin kitabın orjinal üslubunu Nelda Bayraktar'ın kafasına göre değiştirmesi inanılmaz, rezil bir giriş yapmış ama orjinali bu olmadığı için bunu yazara addetmek haksızlık olabilir ama kendi üslubu da bundan çok daha iyi değil, örneğin aşağıdaki cümleyi bir kitaba koymak kanımca ancak 12 yaşından küçük bir yazar için mazur görülebilir. "Of a certain morn, just as darkness was graying into light, I shook the night’s dreams off my eyelids, and grasping my staff, with seven loaves of bread, I struck for Flint Slope." Bunun dışında kullandığı semboller farklı bölümlerde farklı anlamlara geliyor, okuyucu sınamak için mi bu? Mirdad'ın ilk kez konuştuğu bölümde söyledikleri o kadar boş ki diğer rahiplerin ağzının açık kalarak büyülenerek onu bu konuşma sonunda baş tacı etmeleri sadece yazarın okuyucuya yazdım oldu hissi vermesine neden oluyor, bir çok yerde bu devam ediyor. Aslında kitabın arka kapağında yazan OSHO yorumu da bunu destekliyor "Onu herhangi bir kitabı okur gibi okuma. Bir üstattan gelen mesaj gibi oku.", yazar da kitabınının sorgulanmayacak bir kaynaktan okur gibi okunmasını istediği kanaatine vardırdı beni.
1000Kitap
Mirdad'ın KitabıMikhail Naimy · Butik Yayıncılık · 2008387 okunma
7/10
·404 syf.·
2018 1. kitabı
Tarih bir noktaya kadar delillere dayandırılabiliyor ama günümüz tarihinin batı medeniyeti tarafından yazıldığını da akılda tutmak gerekiyor, bu medeniyetin dünyada yaptığı kültürel katliamı da unutmuyoruz, bu noktada günümüz tarihini noktası noktasına kabul etmek bağnazlık olur. Churchward'ın en büyük sıkıntısı kitapta bahsettiği yazıtların hepsinin kayıp olması. Bir tane bile tablet gösterememişim. Sattım/kayboldu v.s. diyor. Yine de tarif edilen coğrafi bölgeler ile ilgili sunulan deyimler yadsınılamaz. Batık kıta'nın sular üstünde kaldığı kısımlar olarak gösterdiği, tarihi kalıntıların yer aldığı 2 yer var örneğin aklımda kalan Fiji ve Tonga. Önyargılarınızı bir kenara bırakıp uydu görüntüleri üzerinden bu adaların konumuna eğlencesine bir göz atın. Suların yükselmesi ile sular altında kalan bariz bir kıta olduğu çok açık görülüyor. Büyülü bir olay gibi düşünmemek lazım, bugün bile ne kadar çok alan buzulların erimesi sonucu yükselecek sular altında kalma tehlikesi ile karşı karşıya.
Kayıp Kıta MuJames Churchward · Ruh ve Madde Yayınları · 20121,081 okunma