"Ne kadar çok kendimiz olursak o kadar çok yalnızız bu dünya üzerinde. Bu yalnızlığın katlanılır hale gelmesi, ya üretken bir tek başınalıkla ya da birbirlerinin bağımsızlıklarını zedelemeden, sahip olunan ve küçük sırların da korunmaya devam ettiği, bu yolla çekiciliğin halen daha ayakta tutulduğu güven dolu bir ilişkinin varlığıyla mümkündür. Peki böyle bir birliktelik mümkün müdür? O sorunun yanıtını vermeye cesaretim yok ama herhalde ömür boyu aramaya değecek birkaç şeyden biri de bu olsa gerek."
"Eğer karılarıyla çocuklarının rızkı için duydukları kaygı, Tanrı'nın sonsuz şefkatini algılamalarına yol açsaydı, çam ağaçlarının karanlığının içinden geçerken bile Tanrı'nın sevgili kulları olduklarına inanabilirlerdi."
"İster beyaz bir pelerin, ister bir maşlah giy,
İster sarık tak, istersen pelerin dediğin
O bez parçasına sarın; nasıl istersen!
Hiç fark etmez!
Herkesin birbirine benzemesinden asla hoşlanmamışımdır,
Tüm ağaçların bir tek kabuğa bürünmesini beklemem zaten."
* Maşlah: Suriye ve bazı Arap ülkelerinde zenginlerin giydiği bir harmani.
"...
Bir düşünün, kendi Tanrı'sını üstün gören
Ve o üstün dedikleri Tanrı'yı
Bütün dünyaya zorla kabul ettirmeye çalışan o dindar deliler,
Kararmış ruhlarını en çok da burada,
En çok da bu zamanda göstermediler mi?
Bugün hala gözündeki perdeyi kaldırmayanlar,
İlelebet kör kalsınlar!"