Işıl

Işıl
@icimdekimorr
Öğrenci
Lise 4
Daha 17ymiş
13 Ekim 2008
578 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
Aklından bir sayı tut serisi: Tepenin Laneti
6/10
·462 syf.··
2025 16. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 22:56
Bir polisiye roman serisinin 7. Kitabı ile karşınızdayım. Öncelikle şunu söyliyim bu seriden herhangi bir kitap okumak için kitapların hepsini okumanıza ya da birinci kitaptan başlayıp sırayla gitmenize gerek yok. Evet birinciden başlayıp sırayla gitmek daha güzel fakat her kitapta farklı bir cinayet çözüldüğü için buna gerek yok. Ben çok araştırdım ve uzun uğraşlar sonucunda bunun cevabını alabildim bu yüzden öncelikle bunu söylemek istedim. Şimdi kitap hakkında şunu söyleyeceğim aslında kitap öyle bir ustalıkla yazılmış ki. Yani gerçekten herkesin yazamayacağı tarzda bir kitap. Larchfield kasabası çok sıradan bir kasaba. Her şey Anguss Russell adında varlıklı bir adamın öldürülmesi ile başlıyor. Evet, konu oldukça başarılı ve güzel. Ama şu var ki kitap çok yorucu. Çok fazla detay ve ayrıntı var. Karakterler çok fazla. Yani eğer ki bu kitaba başlamak istiyorsanız ders gibi yazarak okumanızı tavsiye ederim. Çünkü kitap boyunca bir kişinin katil olduğuna yöneliniyor fakat kitabın sonunda katil çıkan kişinin nerede geçtiğini okurken unuttum açıkçası. Bu biraz da benim kitabı aralıklı bir şekil de okumamdan da kaynaklı. Fakat asıl bunun nedeni gereksiz betimlemelerle asıl konudan uzak cümleler olması. Mesela dedektif David Gurney'in her eve geldiğin de ne yediğini bilmem hiç bir işe yaramadı. Ya da David Gurney ve eşinin lama almak için evlerine misafir çağırmasını okumak da pek bir işime yaramadı. Eğer ki polisiye bir roman okuyacaksam asıl konuya yoğunlaşılması daha çok hoşuma gider. Bu betimlemelerin kitabın ustalığını sömürdüğünü düşünüyorum. Kısacası beni çok içine çeken bir kitap olmadı. Uzun süre de okumuş olmamda bunun kanıtı niteliğinde. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim.. başka kitaplar da görüşmek üzere... İyi okumalar dilerim sevgili okurlar:)..
Tepenin LanetiJohn Verdon · Koridor Yayıncılık · 20212,744 okunma
Reklam
Gece Yarısı Kütüphanesi
6/10
·282 syf.··
2025 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2025 21:35
Herkese merhaba. 2020 yılında ödül alan kitapla karşınızdayım. Kitabın konusu Nora'nın gerçek olarak arafta -ölüm ile yaşam arasında- kalmasını anlatıyor. Bu araf dediğimiz yer bir kütüphaneden ve Nora'nın pişmanlıklarını düzeltme şansını ona veren kitaplardan oluşuyor. Kitapta sürekli Nora'nın seçtiği kitapların sonucunda ki maceralarını okuyoruz. Açıkçası ben bu kitapta ödüllük bir performans göremedim. Çünkü bir kitabın ödül alabilmesi için özgün olması lazım. Fakat ben bu kitabı okurken sanki Tozlu Rüyalar Kitapçısı'nı tekrar okuyormuş gibi oldum. Hatta kitabın sonuna doğru Nora gittiği hayatındaki kızının ismini öğrenmek için kızıyla soru oyunu oynuyor. Aynı durum Tozlu Rüyalar Kitapçısı'nda da geçiyordu. Açıkçası ben ödüllük bir performans göremedim. Evet güzel cümleler var, ama bana ne sürükleyici geldi ne de özgün. Açıkçası bu kitap popüler olan her kitabın güzel olamayacağı gerçeğini doğruluyor. Çünkü bir ara çok popüler olmasıyla okumak istemiştim. Ama şunu söyleyebilirim, herkes hayatında bir kez okusun. Ne de olsa herhangi bir alanda kötü eleştiri yapmak için bile o alan hakkında bilgi sahibi olmak gerekiyor. Hoş kalın, kitapla kalın:)
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598bin okunma
Yanlışlığın içindeki doğru sanılanlar
9/10
·96 syf.··
2025 11. kitabı
Bir anne ve kızı otel işletmektedirler. Fakat birbirleri için sadece ikisi vardır. Kadının eşi ölmüştür ve oğlu da onları terk etmiştir(!). Bu anne kızın geçimini sağlamak için izledikleri yol çok farklıdır. Otele gelen insanları öldürerek yanlarındaki parayı alırlar. Gece uyurlarken onları nehre götürüp ölüme terk ederler. Anne, hem duyguları olan ama aynı zamanda yılların verdiği yorgunluğu insanları öldürmenin çıkartabileceğine inanıyor. Kendisini ve kızını düşünüyor fakat artık insanları da öldürmek istemiyor. Kızı ise annesini bunun sonucunda çok güzel bir hayat yaşayacaklarına inandırıyor. Martha, onunda hayatında bir tek annesi var. Yapayalnız kalmış, doğru düzgün biriyle tanışıp yaşam sürdürmeye kalkışmamış bir kız. Otele gelen insanları içten içe kıskandığını hissedebiliriz belki. Çünkü annesinin aksine o insanları nehre götürüp ölüme terk ederken vicdan azabı çekmiyor aksine rahatlıyor. Jan, ailesini terk ettiği zannedilen masum erkek karakter. Annesi ve kız kardeşine her şeyi açıklamak için eşiyle beraber otele gider. Ama eşi her ne kadar da ona lafı dolandırmadan direkt söylemesi gerektiğini söylese de o önce bir gece otelde kalmak ister. Ve tabii aile onu tanımaz ve bu hikaye de yanan o olur... Maria, Jan'ın çok sevgili eşi Maria. Birbirlerini gerçekten seviyorlardı. Maria Jan'ın gitmesini hiç istemedi, onu kaybetmek istemedi, onu bırakmak zorunda kalmak istemedi. Belki de hissetti kim bilir ki... En sevmediğim karakter Martha oldu. Sadece kendisini düşünen bencil bir karakter çünkü kendisi. Jan de en üzüldüğüm oldu. Aslında o kadar saf ve temizdi ki düşüncesi... Albert Camus'un yanlışlık eseri karakterlerin iç çöküşüyle yaptıkları yanlış eylemlerin sonuçlarını anlatan üç perdelik bir tiyatro eseridir. Bir tiyatro sever olarak bu eseri çok beğendim.
YanlışlıkAlbert Camus · Can Yayınları · 20211,330 okunma
Yıldız gezegeni, Dünyadan çok uzak
7/10
·448 syf.··
2025 8. kitabı
·
Aslında inceleme yazmayacaktım ama fikirlerimi anlatmam gerek. Öncelikle fantastik türüne başlayabildiğim ilk kitap bu oldu. Harry Potter ve Felsefe Taşı'ı saymazsak -çok önceden okuduğum için saymıyorum- ilk fantastik okuduğum kitap bu oldu. Ben pek fantastik sevmem ama bu kitap güzel ve hoştu. Tabii yazarın lisede yazdığı bir kitabı olduğu için pürüzler vardı. Kitabın konusu şu şekilde; bir evren var ismi Skerya. Dünya gibi ama burada ölüm yerine gölgeye dönüşüyorlar. Mutsuz insanlar gölgeye dönüşüp gölgeler diyarına gidiyor. Skerya da kötülük yok, hastalık yok. Güzel bir gezegen. Konusu böyle ama dediğim gibi bazı pürüzler vardı. Mesela kitabın başlarında olayı anlatanın baş karakter olan Alnilam olduğunu görüyoruz. İlerleyen bölümlerde olayların gidişatı dolayısıyla bir bölüm Alnilam, diğer bölüm diğer baş karakter olan Alphard'ın anlatımına rastlıyoruz. Bu hoştu evet ama kitabın sonlarına doğru bir bölümde anlatımı kimin yaptığını anlamakta zorluk çektim. Çünkü bu ne Alnilamdı ne de Alphard. Neyse onu bir şekilde tahminlerim ile çözdüm. Aklımda bazı soru işaretleri oluştu. Mesela Alnilam gölgeler diyarına geldiğin de annesini gördü fakat sonra aslında görmemiş. Burası bir garipti. Bir de insanlar tanıdıkları gölgeye dönüştüğü zaman onları ve onlarla alakalı her şeyi unutuyorlar. Ama karakterler unutmuyor gibiydi öyle bir anlatım vardı. Birde erkek karakter olan Alphard'ı çok zayıf anlatmışlar bence burada biz aynı zamanda Alnilam ve Alphard'ın aşkını okuyacaksak biraz daha güçlü olmaya çalışan bir karakter olabilirdi. Ama tabii gerçek dünya da da her daim güçlüler yok. Kitapta bazı şeyleri tahmin etmek kolay oldu, kitaba katılmaya çalışılan aksiyon beni çok etkilemedi açıkçası. Sadece sonunun böyle biteceğini düşünmemiştim. Çerezlik bir kitaptı okumak isteyenlere iyi okumalar
OrionAlmina Taner · Martı Yayınları · 20212,221 okunma
Siz hiç böyle bir aşk yaşadınız mı?
6/10
·524 syf.··
2025 5. kitabı
••Spoiler olabilir!•• Kitap, okuduğum cümleler boyunca sanki Orhan olduğunu düşündüğüm Kemal'in, sevgilisi Sibel ile gezmesiyle başlıyor. -Kemal zengin bir iş adamıdır ve Sibel ise modern yurtdışında okumuş bir kızdır- Sibel bir gün sokakta gezerken vitrinde bir çanta beğeniyor fakat o çantayı almıyorlar. Daha sonra Kemal butiğe tek başına geri geliyor. Orada çalışan, eski bir akrabası olan Füsun -fakir bir ailenin kızı- ile karşılaşıyor. Sevgilisi olmasına rağmen Füsun'u çok beğeniyor ve ona yoğun bir ilgi duyuyor. Daha sonra butiğe tekrar geliyor ve Füsunla yakınlaşıyorlar.Bu yakınlaşmadan sonra Kemal'in eski evinin bulunduğu Merhamet apartmanında her gün gizlice buluşuyorlar.Tabii Kemal artık ona aşık olmuş oluyor. Hâlbuki kitabın başında Sibelle çok mutlu olduklarını okuyoruz. Kemal Füsun'a aşık olmasına rağmen Sibel ile bir nişan yapıyor. Hatta nişana 'akrabamız' bahanesiyle onu ve ailesini de çağırıyor. Hatta Sibel, Füsun ve Kemal aynı masada sohbet ediyorlar. Şu ayrıntıyı da unutmayalım: Füsun on sekiz yaşında üniversite sınavına hazırlanan bir genç kızdır Kemal de ondan sekiz-dokuz yaş civarında büyüktür. Nişanın ertesi günü de Füsun'un sınavı vardır. Füsunlar -kızın sınavı olduğu için- nişandan ayrılırlar. Kemal kendi nişanında bile Füsun'u düşünmektedir. Nişanın ertesi günü Kemal buluşmak için Füsun'u bekler fakat Füsun gelmez. Onu uzun bir süre bekler. Fakat bir sonuca varamaz. Daha sonra Füsun'nun annesi olan Nesibe Hala'nın yanına gider ve onun sınavının kötü geçmesinden dolayı babasıyla başka bir yere taşındığını öğrenir. Kemal çok mutsuzdur ve bu nişanlısıyla olan ilişkisine de bilhassa yansır. Nişanlısı ona sürekli neyi olduğunu sorar fakat Kemal geçiştirirci cevaplar vermektedir. Bir gün arkadaşları ve Sibel ile dışarı çıkacaklardır fakat Kemal
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Reklam