Bir anne ve kızı otel işletmektedirler. Fakat birbirleri için sadece ikisi vardır. Kadının eşi ölmüştür ve oğlu da onları terk etmiştir(!).
Bu anne kızın geçimini sağlamak için izledikleri yol çok farklıdır. Otele gelen insanları öldürerek yanlarındaki parayı alırlar. Gece uyurlarken onları nehre götürüp ölüme terk ederler.
Anne, hem duyguları olan ama aynı zamanda yılların verdiği yorgunluğu insanları öldürmenin çıkartabileceğine inanıyor. Kendisini ve kızını düşünüyor fakat artık insanları da öldürmek istemiyor. Kızı ise annesini bunun sonucunda çok güzel bir hayat yaşayacaklarına inandırıyor.
Martha, onunda hayatında bir tek annesi var. Yapayalnız kalmış, doğru düzgün biriyle tanışıp yaşam sürdürmeye kalkışmamış bir kız. Otele gelen insanları içten içe kıskandığını hissedebiliriz belki. Çünkü annesinin aksine o insanları nehre götürüp ölüme terk ederken vicdan azabı çekmiyor aksine rahatlıyor.
Jan, ailesini terk ettiği zannedilen masum erkek karakter. Annesi ve kız kardeşine her şeyi açıklamak için eşiyle beraber otele gider. Ama eşi her ne kadar da ona lafı dolandırmadan direkt söylemesi gerektiğini söylese de o önce bir gece otelde kalmak ister. Ve tabii aile onu tanımaz ve bu hikaye de yanan o olur...
Maria, Jan'ın çok sevgili eşi Maria. Birbirlerini gerçekten seviyorlardı. Maria Jan'ın gitmesini hiç istemedi, onu kaybetmek istemedi, onu bırakmak zorunda kalmak istemedi. Belki de hissetti kim bilir ki...
En sevmediğim karakter Martha oldu. Sadece kendisini düşünen bencil bir karakter çünkü kendisi. Jan de en üzüldüğüm oldu. Aslında o kadar saf ve temizdi ki düşüncesi...
Albert Camus'un yanlışlık eseri karakterlerin iç çöküşüyle yaptıkları yanlış eylemlerin sonuçlarını anlatan üç perdelik bir tiyatro eseridir. Bir tiyatro sever olarak bu eseri çok beğendim.