KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR...
Kuran'dan ayet meali okuduğunuzda kırmızı görmüş boğaya dönenler, açıkça Kuran'ın sadece ve sadece sevap kazanmak için orijinalinden okunmak ve ölmüşlerimizin vaziyetini düzeltmek için gönderilmiş bir mezarlık kitabı olduğunu söylebilmelidirler.
Çünkü kendilerinin de Kuran'dan verdikleri her ama her mesaj neticede bir "Meallendirmedir".
"İçki içmeyiniz, hırsızlık yapmayınız, domuz yemeyiniz vs..." ifadeleri de birer meallendirmedir.
Bırakınız Arapça bilmeyip meal okuyanları, en mükemmel bir şekilde Arapça bilen bir Türk alimin yaptığı da neticede bir meallendirmedir. Meale, meallendirmeye bu kadar karşı olanlar, zihinlerde bile anlamlandırılmamış (meallendirilmemiş) orijinal lafzın neden gönderildiğini de açıklamak zorundadırlar.
***
Kuran'ın ilk ayeti ve emri olan ve genellikle "OKU" olarak çevirilen "İKRA" kelimesini iniş ortamına ve bağlamına bakıldığında; "Eline bir şey al ve oku, Kuran'ı oku" gibi anlamak isabetli değildir.
Çünkü Hira'da o ayet geldiğinde Hz. Muhammed'in elinde okuyacağı bir metin olmadığı gibi daha ortada Kuran/mushaf diye bir şey de yoktu.
Bir arayış içinde olan peygamberimize; "düşün, araştır, tefekkür et, kevni ayetleri oku.." ya da ilk vahiy olması açısından; "insanları davet et, çağır, tebliğ et..." gibi anlamlardan biri veya birkaçının verilmesi mümkün ve daha isabetlidir.
METİN SEVİL, Kısa Kısa - Sosyal Medya Tadında, Sayfa: 50