Bâde: Şarap. İçki. Kadeh... Ba’de: Sonra... Bâdî: Geçici. Havaya veya rüzgâra ait... Bâdî’: Deniz içinde olan ada. Et. Deri... Bâdî: Sebeb. İllet. Mûcib. Vesile. Zahir ve aşikâr olan. Halkeden. Hâlık. Yaratan... Bâdia: Derisini ve etini yarıp kanatmış olan, fakat kanı çıkmayıp akmayan baş yarası... Bâdih: Beklenmedik ziyaret. Erkek ziyaretçi. Birdenbire vuku bulan. Ansızın... Bâdihe: Beklenmedik hâdise. Kadın ziyaretçi. Birdenbire gelen ilham... Bâdin: Şişman, bedeni büyük, iri vücutlu... Bâdiye: Sahra. Çöl. Kır. Ova.
Vâridât: Nasreddin Hoca’nın Eşeği, ″NASREDDİN HOCA’NIN HİMMETİ″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları