Umutun tükendiği yer
Puan vermedi·530 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:40
Umut azalınca çaba da azalır. Aslında bu romanda umut neredeyse hiç yoktur. Meyhanenin kapısından giren, kendini yavaş yavaş cehennemin ortasında bulur. "Gervaise gülerek: - Ne karar verilirse ben razıyım, dedi. Güç beğenir biri değilimdir. Dışarı çıkalım, çıkmayalım, hepsi bir benim için. Şu anda çok memnunum, daha fazlasını da düşündüğüm yok." Hayattan büyük beklentileri olmayan bir kadının tek arzusu; başını sokacak bir ev, kendisini dövmeyen bir eş ve sıcak bir tas çorbadır. Kendi emeğiyle ayakta duran Gervaise, zamanla hem eşinin hem de eski sevgilisinin oyuncağı hâline gelir. İşinden, düzeninden ve evinden olur. Sefil bir hayata mahkûm edilerek sessizce görünmezleşir. Zola, bu romanda içkinin insan bedenini ve ruhunu küçük ama kararlı adımlarla nasıl çürüttüğünü çarpıcı bir şekilde tasvir eder. İnsan hayatı zaten zorluklar ve hastalıklarla ilerler; umut tükendiğinde ise boşluğu bağımlılıklar doldurur. İnsan, acılarını unutmaya çalışan bir makineye dönüşür. Ve bu, yalnızca bireyin değil, toplumun da çöküşüdür. İçki; çalışkan, dürüst ve emeğiyle yaşayan bir kadının bile hayatını elinden alabilir. Sonunda yoksulluk, açlık ve çaresizlik insanı karanlık yollara sürükler. "İkinci kadehte, Gervaise açlığını artık duymaz olmuştu. Coupeau'yla da barışmıştı artık, sözünü tutmadığı için kırılmış değildi ona. Herkes boşuna mı geliyordu Colombe babanın şu dükkânına. Haftalığı içkiye yatırıyordun yatırmasına, ama hiç olmazsa miden bayram ediyordu. Şu güzel, duru, altın suyu gibi pırıl pırıl şey, ooooh! içlerini ısıtıyordu. Şu anda Gervaise dünyaya boşveriyordu. Yaşamaktan bir tat aldığı yoktu. Sonra, cepteki parayı sokağa atmada kocasına yarı yarıya ortak olmak da avundurucu bir şey.." Meyhane, Zola'dan okuduğum ikinci roman oldu. Yazar, bazı sahnelerdeki güçlü tasvirleriyle
MeyhaneEmile Zola · Cem Yayınevi · 19894,694 okunma
İçki hep var...
Puan vermedi·250 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:14
İslam'da içki açıkça yasaklanmasına rağmen pek çok Selçuklu Memlüklü Eyyubi Osmanlı Babür Timurlu ve başka pek çok Müslüman devlet hükümdarlarının içki ve uyuşturucu kullanıp içkili eğlenceler düzenleyip kadin düşkünlüklerinden akademik bir tavırla bahsetmiş. Hatta pek çoğunun sonradan tövbe ettiğini ve bazen de tövbelerini tutamadiklarindan bahsetmiş. Ancak II. Abdulhamit'in içki kullanıp kullanmadığı bahsini yeterince tartışamamış. Hatta bu hususta akademik disiplinin dışına çıkarak televizyon programlarını gazete köşe yazılarını ve kimi internet sitelerindeki fikir ve yorumları kaynak olarak göstermiş. Özellikle II. Abdülhamit'in şehzadeligi dönemindeki içki kullanımı söylentilerini tartışmamış
Tarih
Yıldız Sarayı'nın İçki DefteriÜmit Doğan · Destek Yayınları · 202412 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aziz Ayyaş Efsanesi/Bu kitap niye yazılmış ki:((
1/10
·56 syf.··
2026 28. kitabı
Paris'in köprü altlarında yaşayan evsiz ve içki düşkünü bir adamın novellası.Ne amaçla yazılmış,nereye varıyor anlam veremediğim sevmediğim bir kitap oldu
Aziz Ayyaş EfsanesiJoseph Roth · 20221,602 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2026 4. kitabı
Charles Bukowski’nin son tamamlanmış romanı Pulp, yazarın 1994’teki ölümünden kısa süre önce yayımlandı. Bukowski’nin tipik otobiyografik tarzından (Henry Chinaski karakteri) biraz uzaklaşıp klasik “hard-boiled” dedektif romanı. Bolca içki, şiddet, cinsellik, yalnızlık, saçmalık ve kara mizah var. Diyaloglar keskin, betimlemeler çıplak ve acımasızdır. Klasik Bukowski hayranları bu tanıdık havayı sever, absürt, kara mizahlı ve meta bir eser.
PulpCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20191,223 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2026 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 18:58
Zavallı insanlık kendi bağrına hançerlemek cinnetine bir tedavi serumu bulamayacak mı? Sevgili arkadaşlar bu akşam size #HüseyinRahmiGürpınar kaleminden #kesikbas abla romanı ile geldim.. Bu kitap yazarın kurgusu kapsamı ve konusu itibarıyla tek polisiye romanı. Kesik baş önce İstanbul'un Seçkin gazetelerinden iktdam'da tefrika halinde yayınlanır kitap olarak ilk basımı ise 21 yıl sonra 1942 yılında Hilmi Kitabevi tarafından dönemin ihtiyaçlarına göre sadeleştirilmiş olarak kullanılır.. Gelelim kitaba Kitap nasıl başlıyor Nafiz efendi yoksulluk çeken kaynanası Refika hanım ile geçimsizlik yaşayan ve teselli içki de arayan bir adamdır bir akşam meyhane kapandıktan sonra sarhoş bir halde yolu düşer ve kaynanasının öfkesini dindirmek için pazardan devasa bir lahana alır. Lahanayı taşımakta zorlanan nafiziğin etrafının mahalle çocukları Sarar ve onunla Aliye derler Nafiz efendi karanlık ve susuz bir kuyuya düşer. Olay yerine polisler gelir ve kurtulması için kuyuya bir ip sarkıtır Nafiz efendi kendi lahanası zannettiği Bir nesneyi bağlayarak yukarı çekilmesini sağlar yukarı çekilen bohça açıldığında içinden kesilmiş insan kafası çıkar.. Soruşturmayı deneyimli ve uzman zabıta memurları Remzi ve Seydi efendiler devralır kesit başı incelemek için morga götürülür.. başka bir semtte kesik kol ve bacaklar bulunur bulunan bir parmağın üzerinde 22 Şubat 1923 tarihli ve isimlerinin yazılı olduğu bir alyans vardır Bence efendi gazetelere verdiği kayıp ilanla yaşlıca bir kadın yanıt verir kadın bulunan yüzüğü teşhis eder fakat kocasının ticaret ve tedavi amacıyla Paris'e gittiğini söyler. Feride hanım kesik başı teşhis eder ve kocasına benzediğini söyler Ayrıca takma dişinin olmadığını söyler.. ama şart treni ile İstanbul'a gelen bir yolcuyu gizlice takip eden görevler polis
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025568 okunma
Bi bira?
Puan vermedi·272 syf.··
2026 2. kitabı
Bu adam içen, içtikçe düşünen düşünce yolaklarını içki ile körelten ve dünyaya ancak tahammül edebilen bir bey. Bey mi? Değil. İnsan mı? Kesinlikle evet! Yeraltına girişte bir mağara kapısı aydınlatabilir. Ağabeyleri Nabokov falan vardır. Küfür hassasiyeti olanlar okuyabilir. Argo hassasiyeti olanlar? Hayır. Bazen olanı olduğu gibi söylemek de iyidir. Spoiler; bi bira?
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,2bin okunma