Ben her şeyin onun evladı olamadım,evlat olmak sınırsız sevgi hakkı tanıyormuş, en azından öyle diyen çok,ben evlat halimle bile onun sınırlarına takıldım,sevgisinin bile bir çerçevesi vardı.
Güçlü olmayan,sökülmüş,incecik bir bağı varlığı,kalın,güçlü ve sağlam bir bağdan daha fazla zarar verebiliyor insana.Görünmüyorsam gerçekte de yok olmalıydım,istenmiyorsam gitmeliydim,sevilmiyorsam sevilmediği kabul etmeliydim.
Annem hiç kızmazdı,şimdi şimdi anlıyorum,bizi fark etmezdi bile.Yemeklerinin hep çok sıcak olmasının sebebi de bundandı,annem her şeyden vazgeçmişti,yemeklerinin yenilir sıcaklıkta olmasından,bizden,evinden eski koltuklarından,adım atmadığı arka bahçesinden,her şeyden.Bir tek babamdan vazgeçmemişti,halbuki ondan geçse geri kalanlar bir bir düzelirdi,yemekler üflemeden yenebilir, arka bahçede kocaman sarı güller büyüyebilirdi.