"Ağlamak kötü bir şey mi?"
"Ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. Neden sordun?
"Bilmiyorum. Bir türlü alışamadım. Sanki yüreğim boş bir kafes..."
"...Sen başkaları için, dış dünyaya ait bir müzik yapıyorsun. Bunun bir yere varacağı yok. Müzik, ruhunun derinlerinden gelmeli. Başkaları için, buz gibi bir müzik yapmak yerine, sen yüzmelisin müziğin içinde."
"Tanrı'nın güneşi bu kadar güzelse, bir de ötekini hayal et."
Şaşırıp kalmıştım.
"Öteki mi? Öteki güneş mi? Bildiğim tek güneş bu, o da zaten kocaman."
"Daha da büyük, başka bir güneşten bahsediyorum. Her birimizin yüreğinde doğan güneşten. Umutlarımızın güneşinden. Düşlerimiz uyansın diye göğsümüzde uyandırdığımız güneşten.."