Sonuçta hepimiz, hayatta kalanların
çocukları değil miydik? Savaşlar, depremler, kuraklıklar, katliamlar, salgınlar, işgaller, kavgalar
ve felaketlerden sağ çıkanların çocukları... Dolandırıcıların, hırsızların, katillerin, yalancıların,
muhbirlerin, hainlerin, batan bir gemiden ilk kaçanların ve de başkalarının ellerindeki
cansimitlerini söküp alanların çocukları... Sağ kalmayı bilmiş olanların... Sağ kalmak için her şeyi, ama her şeyi göze almış olanların... Bugün hayattaysak eğer, soyağacımızdan birileri “Ya o
ya ben!” dediği için değil miydi?
Meğer babam bir çırak arıyormuş kendine. Eti de, kemiği de, iliği de ona ait bir çırak.
Kazancını bir yabancıyla paylaşmamak için, suç ortağı olmak istiyormuş oğluyla.