iclal dere

iclal dere
instagram, @/icsie
Kocaeli Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği
28 Kasım
251 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı

iclal dere

, bir kitap okudu
6/10
·64 syf.·
2022 107. kitabı
Stefan Zweig
8.1/10 · 279,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Seninle yıllar önce ben gencecik bir delikanlıyken tanıştık," dedi Dorian Gray elindeki çiçeği ezerek. "Bana iltifatlar yağdırdın, bana güzelliğimle kibirlenmeyi öğrettin. Bir gün beni gençliğin ne denli mucizevi bir şey olduğunu anlatan bir arkadaşınla tanıştırdın. Sonra güzelliğimin mucizesini gözler önüne seren o portreyi yaptın. Pişman olup olmadığıma hâlâ karar veremediğim o delilik anında bir dilekte bulundum; bunu bir dua olarak da adlandırabilirsin..." "Hatırlıyorum! Gayet iyi hatırlıyorum. Hayır! Böyle bir şey mümkün değil. Oda rutubetli; tuval küflenmiştir. Ya da kullandığım boyalarda bir tür zehir falan olmalı. İmkansız bir şey bu." Genç adam pencerenin önüne gidip alnını soğuk, buğulanmış cama yasladı. "Şu dünyada imkansız diye bir şey var mı ki?" "Bana resmi yok ettiğini söylemiştin." "Yalan söyledim. Resim beni yok etti." Dorian Gray'in Portesi, 179
Sayfa 179
Edebiyat
Lord Henry kuzenine, "Hiç utanmadan, düpedüz flört ediyorsun onunla," dedi. "Dikkat etsen iyi edersin. Çok büyüleyicidir; kapılır gidersin." "Öyle olmasaydı, mücadele etmenin ne zevki kalırdı ki?" "Yunan, Yunana karşı, öyle mi?" "Ben Truvalılardan yanayım. Bir kadın uğruna savaştılar." "Ama yenildiler." "Hayatta esir düşmekten daha beter şeyler vardır," diye cevabı yapıştırdı düşes. "Bunu gece günlüğüme yazacağım." "Neyi?" "Ateşten yananın ateşe doymadığını." Dorian Gray'in Portesi, 226
Sayfa 226
Edebiyat
Bir ara gözlerimin önünde canım Kelebek'in on altı yaşındaykenki o en tatlı hali canlanıverdi: Bir yaz günü açık pencereden giren güneş, bal rengindeki çıplak kollarına vururken elindeki deniz kabuğu mühreyi hızla oynatarak kağıt cilalıyordu. Dalgın dalgın yaptığı bu işin ortasında bir an duruyor, kağıttaki bir kusura gözlerini yaklaştırıp dikkatle inceliyor, bir iki değişik hareketle o noktadan mühreyi geçirdikten sonra yine eski vaziyetini alıp, eli hızla aşağı yukarı gidip gelirken hayaller içinde pencereden uzaklara bakıyordu. Hiç unutmayacağım, daha sonra benim de başkalarına yaptığım şey, yeniden pencereden dışarı bakmadan, çok kısa bir süre için, bakışlarını benim gözlerimin içine dikmesiydi. Bu bakışın bütün çırakların bildiği tek bir anlamı vardı hep: Hayal kurmazsan zaman hiç geçmez. Benim Adım Kırmızı, 407
Sayfa 407·Kitabı okudu
Edebiyat