Hayaller ve Gerçekler
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Mai ve Siyah : 1897 ‘de yazılan eserde , Halit Ziya, Servetifünun’un ideal şair tipini ve o dönemin sanat anlayışını yansıtır . yazar ; romanın kahramanı Ahmet Cemil ‘in şahsında o dönemin kavgalarını , çekişmelerini , basın hayatının iç yüzünü, aşırı duygusal ve karamsar ruh çözümlemelerini okuyucuya sunar . Eserde, romantik bir genç olan Ahmet Cemil’ in çevresinde hayalle gerçeğin çatışması ele alınır . “Mai “ kahramanın hayallerini , “Siyah” ise hayal kırıklığını yani gerçeği ifade etmektedir . Orta halli bir ailenin çocuğu olan Ahmet Cemil, Mülkiye’deki öğrenciliği sırasında babasını kaybedince evin geçimini üstlenir . Tepebaşı’nda mehtaplı mavi bir gecede hayaller kurar . Buna göre; yazmakta olduğu eserini bitirip bastıracak , böylece şöhret ve para kazanacaktır . Böylece içten içe sevdiği zengin bir ailenin kızı Lamia ile evlenmesi de kolay olacaktır . Platonik aşkı Lamia , bir subayla evlenince Ahmet Cemil , büyük ümitlerle yazdığı şiirlerini ateşe atıp yakar ve annesiyle birlikte Yemen’e bir ilçeye kaymakam olarak gider . Böylece yıldızlı mavi bir gecede kurduğu hayaller , İstanbul’dan yıldızsız karanlık bir gecede ayrılırken yıkılmış olur .
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201634,8bin okunma
Puan vermedi·500 syf.··
2026 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 16:40
Sema Soykan’ın Keşke romanı, beni 1940’ların o zor ama bir o kadar da umut dolu Anadolu’suna götüren, uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir yolculuk oldu. Kitabı okurken kendimi sadece bir hikayenin içinde değil, bizzat o dönemin aydınlanma ateşini taşıyan Köy Enstitüleri'nin tozlu yollarında yürüyor gibi hissettim. Fikret ve Sabiha'nın karakterleri adeta birer anahtar gibi; onları takip ederken kendi içimdeki "keşke"lerle yüzleşmemek imkansızdı. Yazarın, o dönemin siyasi kırılmalarını ve Köy Enstitüleri üzerindeki o karanlık oyunları bu denli vurucu bir dille anlatması, okurken bazen öfkelenmeme bazen de büyük bir gurur duymama neden oldu. Sabiha ve Fikret’in o vefa ile merhamet arasına sıkışmış, dile getiremedikleri aşkları ise hikayeye öyle derin bir hüzün katmış ki, son sayfalarda gözyaşlarıma hakim olamadım. "Eğitim bir toplumu ne kadar sürede değiştirebilir?" ya da "Bir ideal uğruna nelerden vazgeçilebilir?" gibi sorular zihnimi kurcalarken, bir neslin nasıl heba edildiğini okumak kalbimi çok sızlattı. Bu kitap sadece bir aşk ya da dönem romanı değil; aynı zamanda Cumhuriyetin temelinde yatan o büyük emeğin ve vatanımıza karşı sorumluluklarımızın bir hatırlatıcısı olmuş. Sema Soykan’ın kalemi beni gerçekten büyüledi, kütüphanemde artık çok özel bir yeri var. Yazarın dünyasına bu kitapla giriş yaptım ve diğer kitaplarını da bir an önce listeme ekleyip keşfetmek için şimdiden sabırsızlanıyorum.
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,022 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·128 syf.··
2026 14. kitabı
Machiavelli’nin yaşadığı dönemde İtalya küçük şehir devletlerine bölünmüş, savaşlar ve entrikalar eksik olmuyordu. Bu nedenle kitap, ideal bir devlet tasarlamaktan çok gerçek dünyadaki iktidar mücadelelerini anlamaya çalışır. Kitap ahlakı değil, gücü ve siyasetin gerçeklerini inceler. Bu yüzden bazıları Machiavelli’yi acımasız bulurken, bazıları onu siyaseti olduğu gibi anlatan dürüst bir düşünür olarak görür.
PrensNiccolo Machiavelli · Remzi Kitabevi · 201920,4bin okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2026 1. kitabı
Francis Bacon’ın "Yeni Atlantis" (New Atlantis) eseri, hem felsefe tarihi hem de bilim kurgu/ütopya edebiyatı için tam bir dönüm noktasıdır. Kitabın adı zaten doğrudan Platon’a (Eflatun) bir naziredir. Platon, Timaios ve Kritias diyaloglarında Atlantis adında, lüks ve kibir yüzünden tanrılar tarafından cezalandırılıp sulara gömülen muazzam bir uygarlıktan bahseder. ​Bacon bu esere "Yeni Atlantis" diyerek Platon’a şu mesajı gönderir: ​"Senin Atlantis’in gücünü, zenginliğini ve bilgisini kibre, savaşa ve sömürgeciliğe alet ettiği için helak oldu. Benim 'Yeni Atlantis'im ise bilgiyi Allah korkusuyla ve insanlığın hizmetinde kullandığı için ayakta kalacak." *** Roman, Peru’dan yola çıkan bir geminin Pasifik Okyanusu’nda kaybolmasıyla başlar. Azıkları tükenen, hastalıktan kırılan ve ölümün eşiğine gelen mürettebat, kendilerini haritalarda hiç görünmeyen gizemli bir adanın açıklarında bulur. ​Gemicilerin ulaştığı adanın adı Bensalem’dir. Bu isim rastgele seçilmemiş, İbranice iki kelimenin birleşiminden oluşturulmuştur: ​Ben: "Oğul" anlamına gelir. ​Salem (Şalem/Selam): "Barış" veya "Kudüs" (Yeruşalim) anlamına gelir. ​Yani Bensalem, kelime anlamıyla "Barışın Oğlu" veya "Yeni Kudüs" demektir. *** Gemiciler adaya yanaşmak istediklerinde, diğer klasik ütopyaların aksine vahşi bir dirençle karşılaşmazlar. Aksine, son derece organize, temiz, dindar ve yardımsever bir halkla karşılaşırlar. Kendilerine hemen ilaç, yiyecek ve kalacak yer (Yabancılar Evi) sağlanır. ​Bacon burada okuyucuya ilk mesajını verir: İdeal bir toplum, yabancıya korkuyla değil, kurumsallaşmış bir merhamet ve düzenle yaklaşır. *** Adanın kalbinde olan bilim merkezine Süleyman Evi (Solomon's House) denir. Kitapta adanın eski krallarından Solamona’nın bu merkezi kurduğu ve buraya İsrail Kralı Hz.
Yeni AtlantisFrancis Bacon · Maya Kitap · 20243,403 okunma
Kuyucaklı Yusuf
7/10
·222 syf.··
2026 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:06
Tam bi inceleme olarak değil ama kitabı bitirdiğim an şunu düşündüm Yusuf’un yaptığı afedersiniz de yemek yediği kaba pislemek. Muazzez’e değer vermesini anlayabiliyorum lakin aynı evde büyüdüğü kendisine abi diyen, kendisinin de kardeşim diye gördüğü bir kıza sonrasında eş olarak bakmasını asla anlayamıyorum bu bana düpedüz bi ensest gibi geliyor. Birine kardeş demek için illa aynı anne babadan olmaya gerek yok bence. Yusuf kendisine kimsesiz kaldığı zamanda yuva olan bi ailenin kızına göz dikmiş işe yaramaz herifin teki. Tamam belki diğer adaylar da ideal değildi belki ama Yusuf kaçırmasaydı kızı Muazzez’in pek tabii çok daha iyi bi hayatı olabilirdi. Yusuf’u haklı bulmuyor kendisine abi diyen bi kızı eş olarak kabul etmesini de esefle kınıyorum. İyi geceler
1000Kitap
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,9bin okunma
8/10
·248 syf.·
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Mehmed Niyazi’nin Varolmak Kavgası adlı eserini okurken en çok dikkatimi çeken kişi Murad Hoca oldu. Murad Hoca, inandığı değerlerden taviz vermeyen, karşılaştığı bütün zorluklara rağmen doğru bildiği yoldan ayrılmayan idealist bir karakter olarak anlatılıyor. Onun verdiği mücadele, aslında sadece kendi hayatı için değil, toplumun manevi ve kültürel değerlerini koruma mücadelesi olarak da karşımıza çıkıyor. Kitap boyunca Murad Hoca’nın yaşadığı sıkıntılar, çevresindeki insanların tutumları ve zaman zaman yalnız kalmasına rağmen davasından vazgeçmemesi beni etkiledi. Yazar, Murad Hoca üzerinden bir neslin kimlik arayışını ve değerlerini koruma çabasını başarılı bir şekilde yansıtmış. Eserde yer alan diğer karakterler de olayların gelişimine katkı sağlıyor ve Murad Hoca’nın kişiliğini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Karakterler arasındaki ilişkiler, dönemin sosyal yapısını ve insanların farklı düşüncelerini ortaya koyması açısından önemliydi. Kitabın dili akıcı ve sade olduğu için okurken zorlanmadım. Özellikle Murad Hoca’nın inancı, fedakârlığı ve insanlara faydalı olma isteği, kitap bittikten sonra bile üzerinde düşünmeme neden oldu. Genel olarak Varolmak Kavgası, sadece bir roman değil; değerler, kimlik ve ideal uğruna verilen mücadelenin anlatıldığı etkileyici bir eser olarak bende iz bıraktı. Kitapla kalın...
1000Kitap
Varolmak KavgasıMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2018387 okunma