Kitaptaki şu alıntı kitabın zeminine serilebilir:
“Susuyor ve kafasından resimler geçiyor: zengin bir ailenin oğluna âşık yoksul bir aileden gelen genç kız, komünizmde hayatının anlamını bulmak isteyen genç bir kandın, 1968’den sonra muhaliflere katılan ve bu sayede öncekinden çok daha geniş bir dünyayla tanışan olgun bir kadın, sadece partiye karşı ayaklanan komünistlerle değil, ama rakiplerle, eski siyasi mahkumlarla, çaptan düşmüş büyük burjuvalarla… Ve sonra, 1989’dan sonra, sanki bir düşten uyanırcasına, ne idiyse tekrar o oluveriyor: yoksul bir ailenin yaşlanmış genç kızı.”
Milan Kundera okumaya başlamak için “Bilmemek”, uygun bir kitap olabilir. Kitapta kurgudan bağımsız denemeye kaçan ifadeler, yazarın üslubu hakkında da bilgi vermektedir. Yaşadığı dönemin soğuk direnişlerine ve baskılarına şahit olan yazar, eserlerini de yaşamına dahil etmiştir. Bilmemek, yukarıdaki alıntıdan yola çıkarak 1968 Sovyet işgali üzerine yurdundan ayrılan Irena’nın yersiz ve yurtsuz hikayesini konu edinir. Sadece yurdundan değil duygularından da sürgün olan Irena, kendisini bilecek birilerini arar. Geçmişten uzaklaşıp yeni bir sonsuz sayfa açmak ister fakat yine geçmişinin esiri olur. Josef, onun bir türlü kopamadığı yalnızlığı, yabancılığı, belleği ve belki de unutuşudur.
Okumaya değer…
Gelecek onu ilgilendirmiyordu; o sonsuzluğu istiyordu; sonsuzluk, duran, hareketsizleşen zaman; gelecek sonsuzluğu imkânsızlaştırıyor; o geleceği yok etmek istiyordu.