Kemal Sayar'ın deneme tarzında ele aldığı yazılardan oluşan bu kitapta yok yok... Zor günlerden geçtiğimiz, farklı hassasiyetlerle sınandığımız şu günlerde sevgili Kemal Sayar kendi olma cesaretini göstermeliyiz diyor. Sadece bakmak, seyretmek yetmez bize karşı yönelimlere teşekkür ederim benim aklım bana yeter, dememizi öğütlüyor satırlarında...
Sahi zor olmayan günlerimiz var mı ki? Hep sınanıyoruz hayatla, insanla, dünyayla, dünyanın yenilikleri ile, savaşlar ile, açlıkla, aç gözlülerle, ahlaksızlıkla,edebini kaybetmişlerle, sahtekarlıkla, olmamışlarla(hamlarla), işsizlikle, sevgisizlikle...
Kitabımız dört bölümden oluşmaktadır;
Hayatın Tam Ortasında
Sınırları Zorlamak
Olguların Dili
Tıbbın İçinden Tıbbın Ötesine
Yazıların başrolü "İnsan"..., ilk bölümde dikkat çeken kısım ise "Olmak Cesaret İster" ve "Olmak Sabır İster" başlıkları. Bu kısmı okuduktan sonra Hz. Mevlananın "Hamdım, piştim, yandım." sözü aklıma geldi. Günümüz insanlarının 30' lu yaşlarına kadar ergenliklerinin bitmediğini biliyor muydunuz ? Biliyorduk tabiki ama bunu bir uzmanın açıklaması olayı tescilledi. Mevlana deyimiyle "ham" insan çoğaldı. Olgun insan sorumlulukları ile pişer ha bir de güzel ahlakla pek tabi ama günümüz değişen dünyasında biz değerlerimizi ve değerlilerimizi kaybettiğimiz için bu haldeyiz, onlara sahip çıkalım diyor canım Kemal Sayar. İnsan(lar), İnsan(lık) ne ara bu hale geldi... Bir de küresel sistemin işine geliyormuş; ergen insanı yemesi, yutması, yönlendirmesi... Var olan gelişen değişen her yenilik de bu hamlığı, yetmemişliği de pek tabi şiddetlendiriyor. Gelsin sonrasında intiharlar, yolsuzluklar, Cinayetler, psikiyatrik bozukluklar, sapkınlıklar, sapıklıklar, ailenin itibarsızlaştırılması, değerlerin yok olması...
Ne çok kaybımız var ama hala hayattayız, buna