kimseyi yolundan etmedik.
“insan talihi bu idi.hiç kimse yıldız olarak kalamıyordu.muhakkak hayalimizdeki yerinden inecek,herkese benzeyecekti.” derya türkan-ağıt(uşşâk)🫴
Burası dünya! Ne çok kıymetlendirdik. Oysa bir tarla idi; Ekip, biçip gidecektik. Cahit Zarifoğlu
Reklam
"(Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi." (19-Meryem, 12,13,14)
Mâna madde'den daha kıymetlidir, Rûh cesetten daha değerlidir. İnsan hem ruh, hem de mâna sahibi olarak bütün maddenin ve masivanın üzerindedir. “İnsan insan derler idi, İnsan nedir şimdi bildim.”
Bugün bir dostumun annesinin cenazesine katıldım. 4 yılı aşkın bir süredir kansere düçar idi. Dün dünya yolculuğunu tamamladı ve bugün de ebedî istirahatgâhına saklandı. Ne büyük bir imtihan… Allah annelerimizi başımızdan eksik etmesin. Sağlık, sıhhat, afiyet, hayırlı, bereketli ve uzun bir ömür nasip etsin. Onların kıymetlerini bize bildirsin. Onları çokça sevmeyi nasip etsin . 🌹
1000Kitap
Victor Frankl mi yoksa Jacques Lacan mı?
Toplama kampından sağ kurtularak bu deneyimden Varoluşsal terapinin temellerini inşa eden Viyanalı Aşkenaz yahudisi Viktor Frankl, kuramı ve pratiğinin merkezine anlamı ve insanın anlam arayışını koyar. Tam da bu noktada, tüm bu felaketlerden uzak kalan yaşıtı ve dönemdaşı arka cebinde burjuvazinin gümüş kaşığıyla doğan Lacan'ın ve onun kuramsal perspektifi ile karşı karşıya gelir. Zira sanatın, entelektüelliğin ve her türlü deneyimsel akımın bereketli toprağı Paris'te doğan, yaşayan ve ölen Lacan, kendi pratiğinde anlamı destitüye eder. Böylece klinik pratisyenler olarak bizler, bu kesişimde iki akımın çatışmasında kendimizi buluruz: bir yandan anlamı azleden Lacan ve diğer taraftan intihar gibi çok krizik (kritik+kriz) kırılıma momentumların kliniğine, anlamı kurucu ve koruyucu referans olarak konumlandıran Frankl. Dolayısıyla klinik bahsin hayatiliği bu konuda bizi görmezden gelmeyi yasaklar. Lacan anlamı çatışmanın, agresyonun ve yıkımın alanı olarak arzunun elzem eylemi olarak onun diyalektikleşmesine engel olarak kendi üstüne kapanan olarak imgesel alanına konumlandırır. Hatta melankoli tam da budur; anlamın donması. Sevgili Frankl ise anlamı ve insanın anlam arayışını intihara karşı bir savunma bariyeri olarak yükseltir. Peki kim haklı? Dedübluman'ın dediği "Belki de yanlıştı doğrularım" kimin için geçerli? Aslında bu sorunun cevabını Frankl, İnsanın Anlam Arayışı kitabı 160-161 sayfalarında cevap verir. Frankl, gecenin yarısı (belki de yarası daha doğru olur) intihar etmek üzere onu arayan vakasından bahseder. Kendi sözlerine göre yarım saat kadar telefonda konuştuktan sonra intihar etmek isteyen kişi bu niyetinden vazgeçer ve yarınına ofiste buluşmak üzere randevulaşırlar. Sabahında hasta ona mealen şöyle der: "Doktor, zannetmeyin ki dün beni
Reklam
Reklam