Benim Babam
Adam mı adam idi benim güzel babam Namı diğer ... Hoca idi O, büyük adam A'dan Z' ye hep güzeli öğretti babam Mekanın Cennet,komşun Peygamberim olsun babam Seni minnet ve özlemle anıyoruz Canım Babam Bilge idin her girdiğin toplumda hep lider oldun Saygındın sen her tanıyandan hürmet buldun Traktör yaptın sıfırdan, yeldeğirmeni, bisiklet Ne mutlu bize, Ata, baba hatta arkadaş oldun KK
Anlat.,.
Bir selden kurtuldun, kim idi bendin! Bendi de bilirsin, seli de kendin! Hangi yöne sürüklenmek istendin? Gelecek öğrensin, yönü de anlat. Tarih bazen inkâr eder gerçeği. Birliğine kim sapladı bıçağı? Su ile beslenmez huzur çiçeği, Çiçeği besleyen kanı da anlat. Şu ananın gözündeki yaşa bak! Şu mezarın başındaki taşa bak! Ne yazıyor, doğumuna, yaşa bak! Uğrunda verilen canı da anlat. Tekme vuran çok olurmuş düşküne. Yasin'miydi bomba koyan köşküne? Suçlu isem, susma Allah aşkına,
Şiir

KerZeY35

@kerzey35
·
Ağu otu ekileli ovana, Oğul arı bal vermedi kovana, Vatanını, yani seni sevene, Yıllarca beslenen kini de anlat. Yaraların eskimedi çok yeni. Kan gölüyken biliyorum ben seni! Kurşunların ıslık çaldığı dünü, Dünlerin yediği günüde biliyorum. Ne günü unut sen, ne de geceyi, Unutmaktan ateş sardı bacayı, Kanlı katil yetiştiren hocayı, İlimi, irfanı, feni de anlat. Ozan Arif
Şiir
Reklam
Ayten hanımın hikâyesi Kabartmalı Yüksek tavanları oymalı pencereleri dut ağacından kapıları yüksek duvarlı konaklar kökleri derinlere giden aileler Hz Muhammede dayanan seçereler bu Mardinin bir minyatürü Atlas sayı 135 Haziran 2004 Ayten hanım mardinin sultan hanımıydı dedi hikayeyi anlatan traktörcü ilyas onun hikayesini anlat ki duysunlar dedi gazeteci genç ajans melek yüzgüzele Melek hanım bu hikayeyi bir misal olarak insanlara anlatınki bir kadının isterse neler başarabileceğini duysunlar peki ilyas amca hikâyemize nereden başlamak istersin diye sordu melek yüzgüzel İlyas amca 60 larına gelmiş mardinin sayılı insanlarında içi temiz torun tonbalak sahibi ak saçlı bir insandı ve şöyle diyordu ayten hanım için o ne taş konaklarda doğdu ne de saraylarda Fakat şu ibretlik dediğimiz toprakta sultanlara yaraşır bir hayat sürdü bak dedi melek kızım bu hikaye istenince sen toprağa sadık yar olunca sana nasıl bereketlerini ikram ettiğinin hikayesidir Küçük recep traktörcü ilyasın torunuydu buyurun kendi mahsulümüz dut suyu Mardin dutlukları üzüm bahçeleri ile ünlü idi süryaniler burada üzümden şarap yapardı süryani şarabıda meşhurdu Ayten hanım öyle yüksek tavanlı köşklerde yaşamasada küçük bir üzüm bağı vardı kendi konağını amelleri ile inşa etti üzüm bağı çoraktı küçük bir fidan ekti bir de küçük bir sıpası vardı beraber büyüdüler Mardinde güzel isim bıraktılar
1000Kitap
#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 🌀 Süleyman’ın emrine de rüzgârı verdik. Onunla sabah gidişte bir aylık, akşam dönüşte de bir aylık yol alırdı. Erimiş bakırı onun için kaynağından sel gibi akıttık. Cinlerden de, Rabbinin izniyle onun maiyetinde çalışanlar vardı. Onlardan kim emrimizden biraz sapsa, ona hemen çok yakıcı ateş azabından tattırırdık. 12 Cinler Süleyman’ın isteğine göre mâbetler, kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar, leğenler, yerinden sökülemez sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Dâvûd ailesi! Allah’a şükür olacak ameller işleyin. Doğrusu kullarımdan gereği gibi şükredenler pek azdır. 13 #Tefsir: 📖 📖 Bu âyetlerde de dünya nimetleri ve saltanatı bakımından Hz. Süleyman’a verilen hususi lutuflardan bahsedilir. Şöyle ki: Birincisi; Cenâb-ı Hak rüzgârı onun emrine boyun eğdirmişti. Süleyman (a.s.) seyahatlerini onunla yapardı. Sabah gidişi bir aylık mesâfe, akşam dönüşü de bir aylık mesâfe idi. Âyette geçen اَلْغُدُوُّ (ğudüv) kelimesi sabahtan öğleye kadarki, اَلرَّوَاحُ (ravâh) kelimesi de öğleden güneşin batımına kadarki zaman dilimini ifade eder. Anlaşılan o ki Hz. Süleyman bir gün içerisinde birkaç saatlik bir mesai ile, o zamana göre normal şartlarda iki ay sürecek bir seyahati gerçekleştirebiliyordu. Demek ki rüzgâr onun için günümüzdeki uçak seviyesinde bir ulaşım aracı vazifesi görmekteydi. İkincisi; onun için bakır madeni, bir kaynaktan suyun akması gibi, eritilip akıtılmıştı. Dolayısıyla tarihte eritilmiş bakırı ilk kullanan kişi, Hz. Süleyman olmuştur. Üçüncüsü; Hz. Süleyman’ın emrinde çalışan insanlar olduğu gibi, onun önünde ve kontrolünde çalışan bir kısım cinler de vardı. Bunlar, insanlara göre daha güçlü, kuvvetli ve maharetli olduklarından Süleyman (a.s.) ağır ve zor işleri onlara yaptırırdı. Âyet-i kerîmede onların: › مَحَار۪يبُ
Söndürdün ışığımı. Şimdi ne beklerim ki senden. Vazgeçtim.. Halbuki feda idi Ruhum sana
Duygu ve Düşünce
Akıncı il gazi bey çeşitli yolsuzluklarda bulunanlar, tapınak soyan, insan tüccarlığı yapan, duvar delen, soygunculuk, hırsızlık edenler, işledikleri suçlara göre ad alırlar. Soner A. Soner A. ­İl Gazi Bey Akıncı Beyiydi Pek çok kale ehline emanet edilmişti Seslendi yeniçeri ağasına Dursun çavuş bilir ne gelir başına Yolsuzluklar yapanın mescitler soyanın Dursun çavuş dediki elbet bilirim ağam Soygunculuk edenler cana kıyan İnsan soysuzdur çulsuzdur ruhsuzdur Onun korkusu yoktur Cenabı Haktan Hiç bir insana haksızlık yapılmaz Onlar işledikleri suçlara göre yargılanır Her insan kendi mükâfatını cezasını alır Bilal emmi hırsızlık yapmış ah almıştı Osmanlıda ah almanın cezası yanmaktı İnsan tutacaktı bir mekânı ıslah edecekti Tarihin tanıkları idi kaleler Günde yüz kere yüzler sürmeli Dua etmeliydi O sultanı görmek için Getirin dedi İl Gazi Bey Suçlu Bilal Emmi çıkarıldı huzuru divana İl Gazi Bey sordu Çamlıhemşinde Akıyordu fırtına deresi sessizce Kaleler surlar şahitti yaptıklarıma
Din
Reklam
Reklam