8/10
·220 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:00
Kitabda Azərbaycanlı repressiya qurbanlarının haqqında yer almasa da mən oxuduqca o qurbanları, onların dostluqlarını, onların gördüyü işgəncə və həbs günlərini hiss edirdim. Dili çətin deyildi, lakin bəzi hissələr da da düşündürücü idi. Sona qədər hansı ideologiya haqlı, hansı haqsızdır anlamaq olmur. Çünki hər bir sonrakı nəsil digərindən daha da oyanmış, ayıq gəlir. Lakin keçmiş nəsilin gördükləri və təcrübələri də var. Bu səbəblə kitab sizi Stalin vaxtına, keçidlərə aparacaq.
Gözqamaşdırıcı ZülmətArthur Koestler · Xan Nəşriyyatı · 2020566 okunma
Koltuk uğruna kaç hayat feda edilir?
10/10
·368 syf.·
2026 66. kitabı
Öncelikle sözlerime, Hakan Günday ‘a duyduğum hayranlığı dile getirerek başlamak istiyorum. Hatta hayranlığımın da ötesinde, bu kitabıyla birlikte ona adeta âşık oldum diyebilirim. Kendisiyle en yakın zamanda tanışmayı umut ederek incelememe başlıyorum. :) Zamir… Evet, o bir halk kahramanı. Tabii kendisi bunu istiyor mu, orası ayrı bir muamma. İnsanın bir yüzü olmadan halkın yüzü olabilmesini Zamir bize bu eserde çok etkileyici bir şekilde anlatıyor. Yazar, neredeyse tüm dünyanın siyasi meselelerini büyük bir ustalıkla ele almış. Bitmek bilmeyen savaşlar, bu savaşlarda kurban edilen kadınlar ve çocuklar, yıllardır sömürülen insanlar… Zirvedekiler ve yerin dibindekiler… Gözü doymayan koltuk sevdalıları, yalnızca kendini satmakla kalmayıp ülkesini de satan omurgasızlar..Töre uğruna genç yaşta çürütülen bedenler, o küçücük bedenlerin zorla büyütmek zorunda bırakıldığı ceninler… Of… Bunları yazarken yine çok öfkelendim. Bu satırları adeta haykırarak yazıyorum. Ben bütün bunları görüyorum ve eminim ki benim gibi gören daha birçok insan var. Bu haksızlıklara boyun eğmeyip sesini yükseltenler cezaevlerinde; tüm bunları görüp de haykıramayanlar ise evlerinde, soğan ekmeğe talim ederek kaderine razı yaşıyorlar işte.. Bu kitap, sıradan bir kitap değil. Bambaşka bir eser. Okurken yalnızca bir hikâye okumuyor, insanlığın acılarıyla yüzleşiyorsunuz. Benim için adeta bir yaşam kılavuzu niteliğinde idi.Lütfen herkes okusun. Daima sevgiyle kalın:)
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,2bin okunma
Reklam
7/10
·480 syf.··
2023 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2023 00:00
kitaptan önce filmini izleyen biri olarak, filmi sadece eğlenceli bulduğum için, kitabının da akıcı olacağını düşünerek başladım okumaya. ama atladığım şey, filmler her zaman kitaplara nazaran daha kısır olduğu gerçeğiydi. lou'nun eğlenceli, sevecen, ışıl ışıl dış portresinin altında, bir labirent travması, kardeşi ile sürekli karşılaştırılmanın zorluğu, fiziksel özelliklerinin asla kabul görmemesi, herkes tarafından bir hayli eleştirilmesi kolay kişi olduğunu okumak çok zordu. bunun yanında, seçeneklerini sınırlandırdığı, kendini bu şekilde mutlu kıldığı da aşikardı. ne demişlerdi 'mutluluk bir seçimdir.' tam olarak bu cümlenin vücut bulmuş hali diyebiliriz lou'ya. will ise, lou'nun tam tersi bir karakter. gerçekten başarılı, başarısına hayran, dolu dolu yaşayan ve yaşadıkları ile mutluluğu arayan birisi. ikisinin kesiştiği nokta ise, oldukça ironik. hayatı yaşayarak seven will'in omurilik zedelenmesi ile tamamen bağımlı hale gelmiş olması ve çocuksu coşkusuyla, lou'nun ona bakıcı-arkadaş olması. lou tam kendisinden beklenen içtenlikle, sevecenlikle will'e hayranlık ve aşk arası bi duygu beslemeye başladı ve will de olan her şeyden sonra ona gerçekçi, kırılacak bir bardak gibi davranmayan tek insana aşık oldu. çok bilindik bir hikayede, güzel neşeli kız yakışıklı zengin ama hasta adam birbirlerine aşık olurlar ve mutlu şekilde yaşarlar diye devam etmesini bekledik tabii ki hikayenin ama hiçte öyle olmadı. jojo'nun bize hazırladığı sürpriz de tam buradaydı işte. bazen sevmek, hapsetmek değildi. özgür bırakabilmekti. kendi mutluluğuna karar verebilmesi idi. kitap sadece iki kişi etrafında da değildi tabi, anne ve babalar, patrick, kız kardeşler, hepsini ayrı ayrı birer ana karakter olmayı başarmış ve yazar hepsinin gözümden de hikayenin bir bölümünü anlatarak
Senden Önce BenJojo Moyes · Pegasus Yayınları · 201333bin okunma
9/10
·712 syf.··
2023 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2023 00:00
dune serisi ile tanışmam, dune kitabının filminin çıkması ile olduğunu utanarak söylemeliyim. o zamandan beri de okumak için fırsat kolluyordum. açıkçası serinin uzun kitaplardan oluşması göz korkutmuyor desem yalan olur. tüm bu sayfa karmaşasının gözünüzü korkutmasına izin vermezseniz eğer, bir çöl gezegeni kurgusuna hoşgeldiniz. temel unsurlara bakacak olursak, klasik bir imparatorluk ve onun yönetiminde bulunan soylu ailelerin ve onların görevlendirildiği gezegenlerden oluşan bir sistem. soylu aileler bir nevi derebeyi. atandıkları bölgeyi kalkındırmak ve para kazandırmak bu kazançtan da imparatora hakkını vermesi gerekiyor. şu noktaya kadar, dünya düzeninin uzaya taşınmış hali olarak görüyoruz. biraz daha derine inersek, baharat ticareti ve o ticaretin ana unsuru choam şirketi ile baharat loncası. pasta çok büyük, pay almak için bekleyenlerse sırada efenim anladığınız üzere. tüm bunların yanında ezilen halk fremenler. gezegenin tüm zorluğunu halkın bu kısmı yaşıyor. ama hayalleri çok güzel. kitapta beni en çok etkileyen de bu olmuştu. `bir gün çocuklarımız diğer gezegenlerde olduğu gibi burada da suların olduğu havzalarda koşup oynayacaklar' başarmışlar da. açıkcası bunu ileriye taşıyacak çaba azim ve birlik olma içgüdüsü vardı. kitapla ilgili anlatılacak çok şey var aslında ama bi kaç başlıkta ilerleyeceğim. - bene gesseritler, bir amaç uğruna dini ve siyaseti bir topluluk nasıl kurar ve yönetir ise, aynı derecede örgütlenmişler. tek bir okul, tüm evreni yönetimine katacak bir sistem. takdire şayan ve bir okadar da ürkütücü. muadibin bile varoluşu hatta fremenlerle arasındaki ilişki bile bu tarikatın bir ürünü olması... ne desem az. etkileyici ve ürkütücü bir güç bu insanlar için. bilim, ruhani güç ve siyaset birleşimi. - fremenlerin kendi aralarında olan
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
8/10
·552 syf.··
2023 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2023 00:00
dune serisinin üçüncü kitabı olan dune çocukları, paul muad'dip ile chani'nin çocukları olan ikizlerin etrafında gelişmektedir. paulün çöle gitmesi sonrasında, imparatorluk yönetimi kız kardeşine emanet edilmiştir. bu sürede 9 yıl geçmiş ve dune artık bir çöl gezeğeni olmaktan çıkmak üzeredir. yağmurlar yağmaya başlamış, insanlar su kaygısından kurtulma eşiğine gelmiştir. ancak suyun sıkıntısı bitmesine karşın, halka özgürlük gelmemiş, daha baskıcı bir rejim dinle birleşmiştir. yönetime karşı gelmek, dine karşı gelmekle bir tutulmaktadır. 2. kitabın daha yönetimsel olduğunu düşüncesindeydim aslında ama bu kitap tam olarak bir imparatorluğun çöküşü nasıl olur kısmını ele almıştı. yozlaşmalar, çıkar hesaplaşmaları, alia'nın zapt edilmesi hepsi birer örnek aslında. kitabın bu noktada siyaseti çok iyi gözlediğini düşünüyorum. faradın'ın eğitimi esnasında benne gesserit bilinç düzeyine erişsek keşke bir noktada diye düşünmeden edemedim. gerçi, çokta tehlikeli olabilir tabi durum. neyse kitaba geri dönelim, ilk iki kitap kadar sürükleyici idi, vaizin ekibe katılmış olması, 2. letonun evrimsel süreci kesinlikle okumaya değer kılıyor. en çok üzüldüğüm kişi ise bu kitapta duncan ıdaho oldu. koca bir deniz gibi seri, bir sonraki kitapta görüşmek üzere.
Dune ÇocuklarıFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20215,9bin okunma
10/10
·690 syf.··
2024 11. kitabı
7 serilik bir serüvenin son kitabıdır "ölüm yadigarları." adı gibi yadigar kalmıştır bize orası ayrı. bir yandan çok üzüldüğüm bir yandan da soruların çoğu cevaplandığı ve ana gruptan ölen olmadığı için sevindiğim kitap. ilk kayıp hedwig oluyor. okula başlarken harrynin yoldaşı olan hedwig, bu son zorlukta da ona yardımcı olacak kısımda yer alamıyor ne yazık ki. harry son kez teyzesinin evinden ayrılırken, hedwig yolda öldürülüyor. (beyaz tüylü, tavır ve davranışları ile 6 kitap boyunca harrynin yanında duran, büyü dünyasına bağlantımızı sağlanyan güzel kuş. ) öldüğünde gerçekten çok üzüldüm ama yola devam ettik. bu kitapta, dumbledore'un hayatı da gözler önüne serilyor aynı zamanda. sır küpümüz dumbledore, geçmişi ile dünyadan göçtükten sonra yüzleşiyor. yazık.. hermione'ye bu kitapta bir daha hayran olmadan edemiyorum açıkcası. herşeyi planlıyor, hazırlıyor. en ufak noktasına kadar organize oluyor. bu yolda eğer bu karakter olmasa idi, harry başarılı olabilir miydi? sanmıyorum. kitap bir son, bir veda olduğu için tek tek tüm karakterleri anlatmak, tüm olayları yorumlamak istiyorum ama 5 tanım falan yazsam ancak istediğim oranda anlatabilirim sanırım. o yüzden, çok uzatmadan bağlayacağım. harrynin son hortkuluk olduğu ve annesi gibi diğer insanların yaşaması için kendini gözü kapalı ölüme götürmesi takdireşayandı. hatta bu yaptığı ile, savaşan büyücü ve cadılara bir tür koruma da sağladı annesinin ona yaptığı gibi. sevgi gerçekten güçlü kadim bir büyü. altını tekrar çizdiler. tüm ölen karakterlere üzülsem de en çok tonks ve lupin'e üzüldüm. daha yeni bebekleri olmuştu. bir de fred'e tabii. o ikili ayrılmazdı gözümde. biri yaralı iken, diğerinin ölümü beni çok yıprattı. diğer yandan, jk rowling'e ron'u öldürmeyi tercih etmediği için teşekkür ediyorum. eğer böyle
Harry Potter ve Ölüm YadigarlarıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201628,7bin okunma
Reklam
Reklam