Bu insanlar yaşamlarının öyle ya da böyle geçmesine izin vermemişler, isteklerine ulaşabilmek için dilenmeyi ya da krallara yalvarmayı göze almışlar, ister diplomasi, ister şiddet kullanmışlar, yasaları hiçe saymış, iktidar güçlerine karşı gelmişler, ama hiçbir zaman ülkelerinden vazgeçmemişler, her türlü zorluk karşısında dirnemeyi, çıkış yolu bulmayı başarmışlardı.
Yeni arkadaşlar edinmek, bilge olabilmek için deli olmak gerektiğini onlara da öğretmek isterim. Doğru davranışların elkitabını olduğu gibi izlemek yerine kendi yaşamlarını, isteklerini, serüvenlerini keşfetmelerini, YA-ŞA-MA-LA-RI-NI söylerdim onlara. Katoliklere İncil'den, Müslümanlardan Kuran'dan, Yahudilere Tevrat'tan, ateistlere ise Aristo'dan örnekler verirdim.
"Yüzüme bak, gözümün içine bak, şimdi söyleyeceklerimi hiç unutma. Yalnızca iki yasak vardır; biri insanların, öteki ise Tanrı'nın koyduğu yasaklardır. Hiç kimseyi cinsel ilişkiye zorlama, çünkü buna ırza geçmek denir. Hiçbir zaman çocuklarla cinsel ilişkiye girme, çünkü bu en kötü günahtır. Bunların dışında özgürsün. Senin istediğinin tıpkısını isteyen biri mutlaka bulunur."