Ülkemizde soru soran, araştıran, yazan özgür düşüncenin sesi çeşitli şekilde kesilmek isteniyor, aydınlar acımasızca biçiliyor. Sadece silahla-bombayla öldürülmüyorlar, sığ kişilerin, zorba kurumların itibar suikastıyla da katlediliyorlar.
Ah! Yalçın Küçük Hocam... İnsan kalmakta inat eden, insanı yüceltmek isteyen devrimci ruhunuz, bağnaz cahiliye zulmüne ne kadar dayanabilirdi ki? Nasıl yorgun düşmezdi o parlak beyin?
Helal rahimden türeyene, haram rahimden türeyen düşman oldu
Sütü bozuk bir iblislik cinlik yaptı. Tuzağa düştü Adem cin iftira oldu ateşe taptı.
Kardeş kardeşi öldürdü. O gün bugündür öldürüyor.
Adam oğullarının helal oğullarına her çağda aynı yöntemler ile düşmanlık ettiler.
Mitolojik tüm uyduru aynı kaynaktan beslenir. Çağdan çağa insan avlamak için art niyetin çıkarına yeni kötülük için seslenir.
Bu geçmiş bugün neden yeniden gündem ediliyor diye sormaz öz niteliği eritilmiş melezler sorgulamaz gider o cin soyuna destek verir.
Soyguna, talana, kana kol kanat geren işbirlikçilere kul köle olur.
Ademi ve alemi aldatanı tapılacak güç yerine koyar!
Soy bozan lilit cini iblisliği yeniden yeryüzüne ne diye yayar?
Allah (C.C.) şöyle hitap eder:
"Ey kötü kul!
Sen mücrim ve asi oldun." O kul da:
"Yarabbi!
Ben bir şey yapmadım." diye cevap verir.
Bunun üzerine ona denilir ki:
"Senin aleyhinde deliller var."
Daha sonra o deliller, muhafız meleklerle beraber getirilir.
Bu durum karşısında:
"Bana iftira atıp yalan söylediler!" diyerek nefsini müdafaa etmeye kalkar.
Allah (C.C.) şöyle buyurmaktadır:
يوم تأتي كل نفس تجادِلُ عَن نَفْسِهَا
"O gün herkes gelip kendi canını kurtarmak için uğraşır." (Nahl 16/111)
"İnsan ziyandadır, hüsrandadır, zandadır; dedikodudan vazgeçmez. Oysa bir tek şahıs hakkında konuştuğumuz tek bir kötü kelime, hele hele yalan, iftira ve karalama, muhakkak döner dolaşır; sahibine misliyle geri gelir. Hem de hiç ummadığı bir anda, ummadığı bir yerden."