Büyük İsrail'in kurulması, bir yönüyle bölge ülkelerinin Yahudilere boyun eğmesi anlamına gelmektedir. Yahudilerin nasıl olduğunu sana bildiren nedir? Onlar Yaradan'a iftira atan bir topluluk iken yaratılanların durumunu sen düşün. Onlar peygamberleri öldürdüler, ahitleri bozdular. Allahu Teâlâ onlar hakkında şöyle buyurmuştur: "Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden birtakımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu imân etmez." Onlar faiz erbabı, zina üstadı Yahudilerdir. Size ne dünya ne de dinden bir şey bırakmayacaklardır.
Sayfa 63
"Yalanın değeri bile görecelidir; yararımıza olursa "iltifat ve övme" deriz, aksi takdirde adı "yerme ve iftira" olur."
Sayfa 32·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Birisi çok fazla ahlak ve namus savunucusu ise,bilin ki ahlaksız ve namussuzdur, birisi size çok fazla dinden bahsediyorsa,bilin ki dine inanmıyor,gereğini yapmıyordur,birisi çok fazla haramdan bahsediyorsa bilin ki en büyük haram yiyici, dolandırıcı,sahtekardır. En tehlikeli olan,hayatında kitap okumamış,bir şeyi öğrenme merakında olmamış,sebep-sonuç ilişkisini düşünemeyen ama her şey bildiğini zanneden gerçek cahillerdir.
Bırak şeytana iftira atmayı sen kendi tercihlerinle yıktın beni…
Sayfa 152·Kitabı okudu
Alıntı
Hiç şaşırmadım. ABD beni yine yanıltmadı!
ABD'de ķamuoyunun sesi hep adaletten ve düzenden yana çıksa da cinayet vakalarında suçludan yana çıkması pek de ender bir durum değildir. William Wright, Claus von Bülow olayını ele alıyor ve Bülow'un hiç evden dışarı çıkmak istemeyen zengin karısından bezip ona neredeyse ölümcül olacak iki ensülin iğnesi yaparak bir daha çıkamayacağı bir komaya girmesine neden oluşunu çözümlüyor. Bülow yargllandı ve cinayet girişiminden dolayı hüküm giydi. Claus von Bülow kısa sürede kahraman haline geldi. Ondan yana olanlar, Bülow'u ezilmiş bir adam ve mirastan mahrum edilmesi için iftira atılmış bir kurban olarak görüyorlardı. Üzerlerinde "Claus'a özgürlük" yazan tişörtler giyerek adliye binasının önünde toplanıyorlardı. Televizyon söyleşilerinde, karısını gerçekten öldürmek isteyip istemediğini soruyorlardı. Elbette Claus istemediğini söylüvordu ve o zaman soruyu soranın yüzünde büyük bir rahatlama okunuyordu. Temyize başvurduğu için cezanın -bir kez on yıllık, bir kez yirmi yıllık hapis cezası- uygulanması bir milyon dolarlık bir kefalet karşılığında ertelendi. Bülow temyiz mahkemesinin kararını beklemek üzere evine döndü. Evinde sükseli davetler vermeye başladı ve Manhattan'ın akşam yemeği partilerinin aranılan adamı haline geldi.
Sayfa 106 - Çitlembik Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
İnsanlar niçin yalan söylerler ve iftira ederler? Benim naçiz kanaatime göre, iftira sadece çirkin değil, aynı zamanda gülünç ve aciz bir şeydir de. İnsan tabiatı iktizasınca birbirlerinin kötülemek isteyenler sadece düşmanlarının hayatlarına baksınlar, yeter. Çünkü her insanın hayatında hiçbir muhayyilenim icat edemeyeceği kadar aksaklık vardır ve bu aksaklıklar o insanla beraber yetişmiş, büyümüş şahsi, nevi kendini muhasır mahsus şeylerdir. Kul kusursuz olmaz, sözü sırf bu gerçek için söylenmiş bir sözdür.
Sayfa 25 - Dergah Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat