Çok ihmal, Pek ihtimal bırakmaz..
Kalbe Atılan Kesik
En beklenmedik cepheden gelir kurşun. En az acıyacağını düşündüğün yere öyle bir darbe alırsın ki öleceğini sanırsın. İhtimal veremez ve konduramazsın. Kelebeğin ömrü bir gün çünkü, dersin. İhanetini yıllara sığdırdığına inanamazsın.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Küba parlamentosunun dün kabul ettiği bu 176 maddelik tarihi paketin en devrimci yanı, yasal olarak "ülke veya blok ayrımı gözetmeksizin" küresel sermayenin tamamına kapıyı açmış olmasıdır. Hatta yeni yasayla birlikte, yabancı yatırımcıların Küba devlet firmalarıyla ortaklık (joint venture) kurma zorunluluğu bile tamamen kaldırıldı. Küba'nın şu anki yönetim aklı, ekonomik olarak tam olarak bu iki ülkenin modelini (sosyalist siyasi yapı altında serbest pazar ekonomisi) kopyalamaya çalışıyor. Çin: Küba için hem en büyük potansiyel yatırımcı hem de teknolojik altyapı sağlayıcısı. Çin şirketleri zaten adada yenilenebilir enerji, telekomünikasyon ve madencilik alanlarında var. Küba bu yeni paketle, Çin'in adadaki doğrudan yatırımlarını (özellikle altyapı ve sanayi bölgelerinde) bürokrasiden arındırarak hızlandırmayı hedefliyor. Vietnam: Küba’nın "ideolojik kardeşi" ve adadaki en büyük Asya kökenli yatırımcılardan biri. Özellikle Mariel Özel Kalkınma Bölgesi'nde Vietnamlı şirketlerin tekstil, tüketim malları ve tarım yatırımları var. Küba, tarım ve gıda krizini çözmek için en çok Vietnamlı pirinç ve tarım endüstrisi şirketlerine bel bağlıyor. Bu iki ülke Küba'nın tarihsel müttefiki olsa da kendi ekonomik ve lojistik sıkıntıları nedeniyle adanın derdine derman olmakta zorlanıyorlar. Rusya: Küba için geleneksel olarak en büyük askeri ve lojistik destekçiydi. Ancak Rusya'nın kendi cephesindeki yoğunluğu ve ambargolar nedeniyle adaya lojistik desteği ciddi ölçüde aksadı. Bu yılın başından beri Rusya'dan Küba'ya sadece tek bir petrol tankeri ulaşabildi. Yeni paketle Rus şirketlerine enerji arama ve turizm yatırımlarında büyük imtiyazlar verilmesi planlansa da Rusya'nın adayı tek başına finanse edecek ekonomik esnekliği bulunmuyor. İran: Küba ile biyoteknoloji (ortak aşı
1000Kitap
kendimi nasıl bağışlayabilirim?
Son on gün... Takvimde yalnızca on gün yazıyor belki ama insanın içinde geçen zamanın bir ölçüsü yok. Bazen bir gece yıllar sürüyor, bazen yıllar bir an kadar kısa geliyor. Benim için buradaki son on gün, içimde yıllardır biriken bütün sessizliklerin aynı anda konuşmaya başladığı günler oldu. Midem bulanıyor, uykularım bölünüyor, saçlarım avuçlarıma dökülüyor. Durup dururken öfkeleniyorum, sonra o öfkenin altında eziliyorum. Sanki bedenim artık taşıyamadığı bir yükün altında çatırdıyor. Ve ne gariptir ki bütün bunların sebebini biliyorum. İnsan başkalarının açtığı yaralara alışabiliyor. Bir süre sonra acının şekli değişiyor, kabuk bağlıyor, unutuluyor sanıyor. Ama kendi elleriyle açtığı yaralar öyle değil. Onlar gece herkes uyuduğunda yeniden kanıyor. Aynanın karşısına geçtiğimde yüzümü değil, hatalarımı görüyorum. Her biri gözlerimin altında morluk olmuş, omuzlarıma ağırlık olmuş, kalbime taş olmuş. Gölgem karşıma geçip tek tek anlatıyor onları. Unutmaya çalıştığım her şeyi yeniden hatırlatıyor. Ben de dinliyorum. Çünkü inkâr edecek gücüm kalmadı. Belki de insanın en büyük yanılgısı, kendisini geçmişteki bilgeliğiyle yargılamasıdır. Bugün bildiklerimle dönüp dün yaptıklarıma bakıyorum ve kendime kızıyorum. Oysa o günkü ben, bugünkü kadar güçlü değildi. O günkü ben, sevmenin bazen insanı kör bıraktığını bilmiyordu. Kalmanın da bir yara olduğunu bilmiyordu. Kendi sınırlarını çiğneyerek başkalarına yer açmanın bir gün insanı evsiz bırakacağını bilmiyordu. Ama yine de affedemiyorum kendimi. Çünkü insan bazen gerçeği öğrenince cahilliğini bağışlayamıyor. En çok da buna kırgınım. Bana zarar veren insanlara değil. Onlar çoktan yollarına gittiler. Kimisi mutlu oldu, kimisi olmadı, kimisi beni çoktan unuttu. Ama ben burada kaldım. Aynı hikâyenin içinde, aynı cümlenin
İhtimal binde 1
Aşık olduğunuzda, bu geçici bir çılgınlıktır. Bir deprem gibi patlak verir ve sonra yatışır. Ve yatıştığında, bir karar vermeniz gerekir. Köklerinizin, asla ayrılmamanızın düşünülemez olduğu kadar birbirine kenetlenip kenetlenmeyeceğini anlamanız gerekir. Çünkü aşk budur. Aşk nefes kesici bir duygu değildir, heyecan değildir, günün her saniyesinde çiftleşme arzusu değildir. Geceleri uyanık yatıp onun vücudunuzun her yerini öptüğünü hayal etmek değildir. Hayır… kızarmayın. Size bazı gerçekleri söylüyorum. Çünkü bu sadece aşık olmaktır; ki hepimiz kendimizi buna ikna edebiliriz. Aşkın kendisi, aşık olma hali yanıp kül olduktan sonra geriye kalan şeydir. Çok heyecan verici gelmiyor, değil mi? Ama öyle!”
Maymunlar kedilerden büyük ihtimal daha necistir. Alınları kolaylıkla yere değecek nadir hayvanlardandır.
Din