İhtimal binde 1
Aşık olduğunuzda, bu geçici bir çılgınlıktır. Bir deprem gibi patlak verir ve sonra yatışır. Ve yatıştığında, bir karar vermeniz gerekir. Köklerinizin, asla ayrılmamanızın düşünülemez olduğu kadar birbirine kenetlenip kenetlenmeyeceğini anlamanız gerekir. Çünkü aşk budur. Aşk nefes kesici bir duygu değildir, heyecan değildir, günün her saniyesinde çiftleşme arzusu değildir. Geceleri uyanık yatıp onun vücudunuzun her yerini öptüğünü hayal etmek değildir. Hayır… kızarmayın. Size bazı gerçekleri söylüyorum. Çünkü bu sadece aşık olmaktır; ki hepimiz kendimizi buna ikna edebiliriz. Aşkın kendisi, aşık olma hali yanıp kül olduktan sonra geriye kalan şeydir. Çok heyecan verici gelmiyor, değil mi? Ama öyle!”
Maymunlar kedilerden büyük ihtimal daha necistir. Alınları kolaylıkla yere değecek nadir hayvanlardandır.
Din
Reklam
Elbette mevzu bahis amaç, hastada bastırılanın diriltmek, ihtimal dahilinde onun "katarsise" etmek ve böylece, tedavi dışında, gerçek hayatta özünde sublime edilebilir dürtülerin inhibisyonunu kaldırılmasına sebep olan sublime edilemeyen agresyonun söylenmesini sağlamaktır. - Françoise Dolto Bu, Dolto’nun çocuk analizine ilişkin teknik anlayışını özetleyen formüllerden biridir. Buradaki mantık doğrudan Freud’un bastırma (refoulement), sublimasyon (sublimation) ve katarsis (catharsis) kavramlarının çocuk kliniğine uygulanışına dayanır. Analitik çalışmanın amacı, çocuğun veya hastanın bastırılmış olanını yeniden dolaşıma sokmaktır. Ancak bu, basit anlamda bir hatırlama değildir. Bastırılan şey çoğu zaman bir temsil değil, bedensel-affektif bir yük, bir agresyon ya da dürtü gerilimi olarak geri döner.  Analizde bu bastırılmış olanın yeniden canlandırılması gerekir. Çünkü bastırılan şey konuşulmadıkça bedende, davranışta ya da semptomda işlemeye devam eder. Dolto’nun burada kullandığı katarsis kavramı da klasik anlamda bir duygusal boşalma değildir. Freud’un erken dönemden itibaren kullandığı bu terim, burada bastırılmış affektin temsil alanına taşınması anlamına gelir. Yani hasta yalnızca boşalmaz; aynı zamanda yaşadığı şeyi temsil etmeye başlar. Dolto’nun özellikle ayırdığı nokta şudur: bazı dürtüler özünde sublime edilebilir. Yani kültürel, yaratıcı veya toplumsal olarak kabul edilebilir biçimlere dönüştürülebilirler. Rekabet, yaratım, oyun, araştırma arzusu ya da düşünme gibi alanlarda dolaşıma girebilirler. Ancak bazı agresyon biçimleri bu dönüşüme direnç gösterir. Dolto’nun sublime edilemeyen agresyon dediği şey tam da budur. Bu agresyon simgeselleşemediğinde özneyi bloke eder. Ve paradoksal biçimde yalnızca kendisini değil, onunla birlikte işlenebilir
Adını bilmeden bekledim. kalbimi susturup seyrettim, bir hayaldin uzaktan bir ihtimal o kadar.
Güzel bir fragmandı Kısa ve öz. Olabilecek güzel ihtimal ise tolere edemeyişe heba oldu
Biz birbirimize ihtimal değiliz... Biz birbirimize hayatın sunduğu, kaderin buluşturduğu, Paha biçilemez hediyeyiz, Biz birbirimize aitiz....
Reklam
Reklam