Çıkıp gitmek, bize açık olan ve belki mizacımıza da uygun düşen bu ihtimal -ki psikanaliz daha sonra buna, bir şeylerden kaçınma eğilimimizin tıpkı organizma içindeki bir makine gibi ne denli otomatik olduğuna vurgu yaparak "savunma mekanizması" diyecekti- nihayetinde bir şeyleri kaçırmaktır. Kurtulmanın getirdiği coşku, maruz kalınan kaybı her zaman dengelemez. Önümüze bakabilmek için neyi ardımızda bıraktığımızı düşünmemiz gerekir.
Sayfa 101·Kitabı okuyor
Bunun en çarpıcı örneği hastalık kaygısıdır: “Ya ben de amansız bir derde yakalanırsam?” “Kalbim mi tekledi, kriz mi geçiriyorum?" "Zihnim mi bulanıyor, yoksa deliriyor muyum?" Başlangıçta sadece zayıf birer ihtimal olan bu düşünceler, zihinde hızla dallanıp budaklanarak devasa felaket senaryolarına dönüşür. Kaygının en tüketici tarafı da burasıdır: Henüz gerçekleşmemiş, hatta belki hiç gerçekleşmeyecek bir ihtimali, kişiye sanki o an gerçekmiş gibi yaşatır.
Hayata Dair
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Savaş bana erkeklerin budalaca bir seçimi gibi gelmiştir hep. Ne kazanırlarsa kazansınlar ölmeden önce tadını çıkaracakları bir elin parmakları kadar sene oluyor önlerinde. Keyif sürmeye çalışırken ölüp gitmeleri daha yüksek ihtimal.
Sayfa 202 - İthaki Yayınları·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Yakındaki felaketi seçmek ahmaklıktır. Uzaktakinden kurtulmak için binbir ihtimal var.
Sayfa 439·Kitabı okudu
Alıntı
Dışarıda, haki üniformalarına kızıl-kara kurdeleler takmış askerler, ahaliyle kol kola halay çekiyordu. Huzurla kapattım gözlerimi, derin bir nefes çektim. "Bir ihtimal olduğunda, devrim ne kadar da güzel," diye düşündüm. Uzaklarda bir yerde art arda silahlar patladı. İstasyonun kapısından esmer mi esmer bir çocuk bağırarak fırladı dışarı: "Ma ne durisız! Toppal Effe Gabar'dan inmiş Amed'e giriy laa…
Alıntı