"Bu biraz ince bir gönül eğlencesinden başka bir şey değil miydi” derken dudaklarında ne mustarip bir tebessüm vardı. İhtimal içinden bana dargın... İhtimal çektiği acıların hatırası, vaktiyle o kadar huşûnetle kırdığım kadınlık gururu ona bunları söyletti... Böyleyse her şey ölmemiş demek. İhtimal bir gün... Kimbilir... Evet ümit ölmüyor...
Uygun koşullar altında herkes sınıfta kendi kendine bir "yok oluş" yaşayabilir, hayatta her türlü ihtimal mevcuttur, hatta insan yaşarken bile "ölmüş" olabilir.
"Bazen, az önce şuralardaymış da kaşla göz arasında kaybolmuş bir eşyamı arar gibi, seni ararken buluyorum kendimi. Bulduğum gibi de kaybediyorum. İnsanın kendini elinde tutması hiç kolay değil. Akıl, yabani bir at gibi oradan oraya koşturup duruyor. İşte ben şimdilerde, aklımı bir ahira kapatmak yerine, onu korumaya almak için etrafına yüksek bir çit yaptırıyorum. Kapısına da köpeklerimi bağladım mı kimsenin yanıma yaklaşabileceğine ihtimal vermiyorum. Ben aklıma güveniyorum da çevresine pek güvenmiyorum Osman."