Savaş, bozkırların bir hayat felsefesi olmuştur. Henüz islamiyet doğmamıştır ve Türkler ebedi cenneti bilmedikleri gibi şehitlerin cennete gideceklerinden de haberleri yoktur. Öyle olduğu halde savaşta ölmeye can atarlar, evde ölmekten utanırlar, öyle bir ihtimal karşısında benizleri sararır.
Böyle bir orduyu elbette yenemezsin. Yok edebilirsin,fakat mağlup,asla!...
İnsanlar melek ve perilere inanmaya hazırdırlar ama minik bir pirenin ya da tek bir damla suyun katil avcılardan bir ordu oluşturabileceğine asla ihtimal vermezler....
" 'Acaba' ile başlayan her ihtimal karanlıktı. Ama biz o ihtimallerin hep çok güzel, en azından mevcuttan daha güzel olduğunu düşünüyor, bu yanılgıyla kendi kendimizi yiyip bitiriyorduk."
“Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?
Acep hangisi; nefsine destur deyip karayazının
Oklarını, güllelerini sineye çekmek mi, yoksa
Bu bela deryasına karşı isyan etmek mi
Yaraşır insan olana?” Shakespeare
Akıl, yabani bir at gibi oradan oraya koşturup duruyor. İste ben şimdilerde, aklımı bir ahıra kapatmak yerine, onu korumaya almak için etrafına yüksek bir çit yaptırıyorum. Kapısına da köpeklerimi bağladım mı kimsenin yanıma yaklaşabileceğine ihtimal vermiyorum. Ben aklıma güveniyorum da çevresine pek güvenmiyorum Osman.