Maarif'in Yeni Tercümesi ve Editörlük Çalışmaları
Metinsel Restorasyon ve İrfani Dilin Yeniden İnşası: Seyyid Burhâneddîn’in Ma‘ârif Tercümeleri Üzerine Metodolojik ve Eleştirel Bir Mukayese Bu makalede, tasavvuf tarihinin en cezbeli ve aforizmatik metinlerinden biri olan Seyyid Burhâneddîn Muhakkik-i Tirmizî’ye ait Ma‘ârif’in iki farklı Türkçe tercümesi; dönemsel dil politikaları, terminolojik sadakat, nazım estetiği, metin tenkidi metodolojisi ve dramatik anlatı teknikleri açısından karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Abdülbâki Gölpınarlı tarafından 20. yüzyılın ortalarında üretilen öncü nitelikteki literal çeviri ile yeni neşre hazırlanan tercüme metinleri; ontolojik, hermeneutik ve lirik katmanları aktarma kabiliyetleri açısından masaya yatırılmıştır. Çalışma, bir klasik metnin yeniden çeviri süreçlerinde uğradığı semantik dönüşümü ve kayıp-kazanım dengesini kuramsal bir zeminde temellendirmeyi amaçlamaktadır. 1. Yeniden Çeviri Paradigması ve İki Ufuk Klasik Türk-İslam düşüncesinin irfani metinlerini modern bir dille yeniden buluşturmak, yalnızca bir lügat eşleştirmesi değil, metnin doğduğu batıni uzamın sentaktik (sözdizimsel) ve kavramsal olarak yeniden inşasıdır. Seyyid Burhâneddîn'in Ma'ârif'i; parça parça coşkulu yapısı, manzum geçişleri, sembolik hicivleri ve yoğun ayet atıflarıyla mütercim için çetin bir filolojik sınava dönüşmektedir. Abdülbâki Gölpınarlı çevirisi, metni Türkçe okura ilk kez sunan tarihsel bir kutup çalışma olmakla birlikte, dönemin egemen dil politikalarının getirdiği "Öztürkçeleştirme" ve rasyonalizasyon refleksi nedeniyle tasavvufi ıstılahların dikey metafizik anlam alanını yer yer düzleştirmiştir. Yeni çeviri paradigması ise Gölpınarlı’nın filolojik mirasını bir basamak olarak kullanıp metne teknik terminolojisini, manzum musikisini, metaforik canlılığını ve anlatısal tansiyonunu
Edebiyat
Dış işleri bakanından daha iyi işler yapıyor. Ülke kursa ihya olurdu 😁😁
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İçindeki Gizli Düşman | Nefsi Emmare ve Öfkenin Körlüğü
"Şüphesiz nefis kötülüğü emredicidir." Yûsuf Sûresi'nin elli üçüncü âyeti, Hz. Yûsuf Aleyhisselâm'ın diliyle bize en sinsi düşmanı tanıtır: Nefsi Emmare. Bu düşman dışarıda değildir, kapıyı kilitlesen giremezdi; göğsünün içinde, kalbinin damarlarında, her nefesinin altında saklıdır. İmam Gazali Hazretleri İhyâ'da gazap bahsini açarken kulu titreten bir tarif yapar: Öfke bir ateştir; tutuştuğunda akıl çıkar, edep çıkar, iman bile uykuya dalar, geriye sadece o ateşin görünmez sahibi kalır Nefsi Emmare. youtu.be/7Oh7EHFZ-Xs?si=...
Din
Cehennem çukuruna atılan bir taşın cehennemin en dibine düşmesi tam yetmiş sene sürer Gazali-ihya
Din
Vurulmuş bir gönlü ancak taze bir muhabbet ihyâ eder. Vefâ Sultan
Vefa Sultan
"السبب الخامس: المناسبة الخفية بين المحب و المحبوب إذ رب شخصين تتأكد المحبة بينهما لا بسبب جمال أو حظ و لكن بمجرد تناسب الأرواح كما قال صلى الله عليه وسلم) "فما تعارف منها ائتلف وما تناكر منها اختلف ... "Bazen iki kişi arasında öyle bir sevgi oluşur ki, bunun sebebi ne güzellik nede başka bir dünyevi faydadır; tamamen ruhları arasındaki uyumdur..." [[ Gazâlî, İhyâ ]]