anlaşılmayı her zaman reddettim.anlaşılmak kendini satmaktır.aşık olmak yalnızlıktan usanmaktır;bu yüzden bir korkaklıktır,kendimize ihanettir.geçmişim olamadığım her şeydir.hep uyanmanın sınırındaymışım gibi hissediyorum.japon çay fincanlarımdan birisi kırıldığında,gerçek nedenin bir hizmetçinin özensiz ellerinin değil o porselenin kıvrımlarına yerleşen desenlerin kaygıları olduğunu düşünürüm.