Bir adam;yaşadıkları toplumda hor görülen,ezilen,her türlü şiddete ve ölüme maruz bırakılan kadınların yaşadıklarını ancak bu kadar dokunaklı bir şekilde anlatabilirdi.
Bu zamana kadar okuyup en fazla etkilendiğim kitap olabilir.Her on sayfada bir durup kadın olmanın neden bu kadar zor olduğunu düşünüp durdum,bazense sadece anlatılan kadınlar için ağladım.
Kitap kadınların yaşadıkları zorlukları anlatmakla kalmayıp aynı zamanda savaşların en çok da masum canların katledilmesine sebep olduğunu da etkileyici bir şekilde anlatıyordu.
Leyla ve Meryem,her ikisine de sarılmayı o kadar çok dilerdim ki...Bu yürekleri koskocaman iki kadın hakkında ne söylesem az kalır.Leyla'nın küçücük yaşına rağmen yaşadıkları ve yaşadıklarına karşın verdiği kararlar beni çok üzdü.Çok güzel bir anneydi.
Meryem hakkında ise ne diyeceğimi asla bilemiyorum.Fedakarlığınla,merhametinle,o güzel kalbinle,masumiyetinle,anneliğinle okuduğum en güzel ve de en özel kadın oldun.Ve Meryemle ilgili o olay yaşandığında o kadar kabullenemedim ki kitabın sonuna geldiğinde ancak idrak edebildim."Çünkü kız olursa,Leyla hangi adı koyacağını biliyor."Bu son satır beni çok etkiledi.
Yaşadığın hiçbir şeyi hak etmedin Meryem,tıpkı Leyla ve ruhu incitilmiş diğer bütün kadınlar gibi.
Raşit ve onun gibi iğrenç insanlar hakkında konuşmak dahi istemiyorum.Meryem'e ettiği her bir kötü sözde,Leyla'ya saldırdığı her bir anda çıldırdım.Keşke bazı insanların karakteri bu kadar kötü olmasa,keşke bazı insanların sadece vicdanı olsa.
Kitap hakkında konuşmak gerekirse yazım dilinin anlaşılır ve akıcı olduğunu düşünüyorum.Hatta geriye baktığımda keşke biraz daha günlere yayarak okusaydım diyorum çünkü her şeyiyle mükemmeldi.Sanırım sonunun çok çok çok az uzatıldığını düşünüyorum ama bu benim için pek de sıkıntı