“Bazen, güzelliğe dair sanatsal öğeler taşıyan bir trajedi gelir başımıza. Eğer bu güzellik öğeleri gerçekse olayın bütünü bize hitap eder ve üzerimizde dramatik bir etki yaratır. Bir de bakarız birdenbire oyuncu olmaktan çıkmış seyirci olmuşuz.”
“Gökyüzünde seherin renkleri, yeryüzünde yaldızlanmış sabah, çiçeklerden bir gelin odası, kuşların ahengiyle alkışlanan ilk aşıkça öpücük, sonsuz olmaya layık değil midir?”
“Gerçeğe giden yol çelişkiden geçer bir bakıma. Gerçekleri, cambazların yürüdüğü ipin üzerinde sınamalıyız. Eldeki veriler ancak akrobata dönüştüğünde onlar hakkında hükümde bulunabiliriz.”