Oncelikle ceviriyi cok basarili buldum. Okumasi zor ve agir bir hikaye, bitirdiginizde yoruluyorsunuz ama icine cekiyor ve meraklandiriyor.
Yalnizca adi neden bu sekilde cevirilmis anlayamadim. Orijinal ismiyle de alakasi yok ve hikayeyi de cok kucumseyen bir ceviri olmus, sadece bir ask oykusu asla degil bu, hatta hikayedeki ask beni hic ikna etmedi diyebilirim. Oldukca çiğ kaldi, yeterince derinlestirilemedi diye dusunuyorum. Ama onun disinda ne ararsaniz var. Iyilik, kotuluk, vicdan, din, ruh, intikam oykusu. İnsanlarin icindeki derin ve tehlikeli arzular, yozlasan din, o donemin egitimi ve aydinlanmayi reddeden Avrupasi, farkli gorunenlerin dislanmasi...Hepsinin aktarilisini cok begendim. Aslinda aktarilmak istenen bazi temalarin hala daha gunumuzde guncelligini korudugunu dusunuyorum. Bu da beni hikayeye daha da bagladi.
Ozellikle bir bolumde herkes telepatiyle anlassaydi, cift anlamli ifadelerin, dilbilgisi hatalarindan kaynaklanan yanlis anlamalarin hatta dillerin olmadigi bir dunya nasil olurdu diye yazmis yazar. Herkesin birbirini seffaf sekilde gordugu bir alem nasil olurdu acaba diye dusundurdu, bu cok hosuma gitti. Kelimeler ifade aracimiz tabi ama belki bazen bin hissediyoruz ama kelimelere bir dokebiliyoruz. Duygularimizi ifade ederken dar bir alanda bulabiliyoruz kendimizi.
Tabi bir elestiri olarak cok karanlik buldum, belki ara sira bize bir cocugun gozunden ya da iyi niyet, merhamet, sefkat tasiyan birinin gozunden de duygular aktararak hafifletebilirdi. Birkac iyi insan geciyor hikaye boyunca ama onlarin da surekli baslarina kotulukler geliyor. Kotuluklerden kacamadik yani hikayenin son 10-15 sayfasina kadar. Yazar bize biraz acıyabilirdi, dert topuna donustum okurken, her sey mi kotu olmak, kotu gitmek zorunda :)
Tabi sondaki intikam hikayesi