İkbal Güler

İkbal Güler
@ikbalguler
Öğretmen
Lisans
İstanbul
4 Nisan
23 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
"İnsan gençliğini aşka vermezse, gençlik ne işe yarar?" "Ama kaybeden sonunda siz olmuşsunuz." "Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?" "Ama bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz. "İyi ya boş değildi kucağım. "Ama yandınız, kül oldunuz. "Ama vardım, kül bunun kanıtı."'
Reklam
Tarif ettiği o kocaman aşkın zamanla nasıl bittiğini, birini çok sevmekten nasıl iyileşildiğini, insanın kalbinin nasıl hayatın içinde öylece yavaş yavaş soğuduğunu anlamak isterdim ama. Böyle bir ihtimalin varlığına inanmak isterdim. Yaşadıkları bana kalsa kısa bir süreliğine belirip kaybolan bir parlamadan başkası değildi. Gelgeç bir hali anlatıyordu. Çoşkun bir mutluluk pınarının aniden kuruması. Belki heves. Çok istediğimiz bir seyi elde edince yitirilen merak. Çünkü unutmanın, vazgeçmenin mümkün olduğu bir yerden bahsediyordu. Orasıysa benim bilmediğim bir yerdi.
Derinden bir düşkırıklığı benimkisi. Geçen her gecenin leyle-i kadr, karşılaştığım her kişinin Hızır olmadığını anladığım zaman kırılıyorum. Böylece kırılan bir düş haline dönüştüğümü görüyorum. Evet, bizzat kendim bir düşkırıklığıyım, kırık bir rüyayım ben. Ve hepimiz öyleyiz.
İnsan, her ayrılıkta özlemeyi yeniden yaşıyor.
"Sen sokağımızdan ayrıldığında, henüz çocuktun. Doğrusu yokluğunu pek derinden hissetmiştim senin. Sonra ben, daha dikkatle yaşamaya devam ettim. Bir bakıma ikimiz için yaşıyayım istiyordum. İstiyordum ki seyircisi oduğum her şeyden senin hissen kadarını da göreyim, ayırayım ve yolumuzun birleştiği bir noktada sana aktarayım. Bu hisle, bu zengin temâşâda Allah şahit hiçbir şeyi kaçırmamaya çalıştım. Bir çiğ taneciği üzerinde oluşan dünya, saatlerimi aldı. Bu taptaze izlenimleri zihnimde en el değmemiş yerlere özenle yerleştirdim."
Sayfa 12 - Ötüken·Kitabı okudu
Reklam