Ben iki insanın daha yüce hakikati bulmak için bir ihtirası paylaştığı bir aşk düşünüyorum. Belki de buna aşk dememek gerek. Belki de dostluk demek daha doğru.
Savaşan iki tarafın -hükümet ile devrimcilerin- konumları, eylemleri ve şiddete dayalı yöntemleri, içinde yaşadıkları evin tahta duvarlarını ısınmak için kırıp ateşe atan insanların yöntemlerine benziyor.
Hatırlamak, iki yanı ağaçlı, yılların ahşap direklerle işaretlendiği bir yola benzemiyordu. Hafıza bir saman yığınına benziyordu. Bir hikâyeyi ararken yüz hikâye buluyorsunuz ve hiçbiri tam değildi.
Kovrin, "Buda, Muhammed, Shakespeare ne talihli kişilermiş ki, sevgili yakınları ile hekimler onları coşkuya kapıldıkları, esinlenip vecde geldikleri için tedavi etmeye kalkışmamışlar," dedi. "Muhammed sinirlerini yatıştırmak için potasyum klorür alsa, günde iki saat çalışsa, süt içse, bu olağanüstü insandan günümüze kala kala azıcık bir şey kalırdı."
Kentli alt sınıflar ile eğitimli seçkinler birbirlerinden yalıtılmış hayatlar yaşamıyorlardı; bazı şairler her iki kültürün de parçası olabiliyor, farklı sınıflardan erkekler homoerotik kültürü besleyen ve sürdüren pek çok mekanda bir araya geliyorlardı.
Kentli alt sınıf erkeklerin homoerotik ilişkileri, "kültürel başkaldırı, meydan okuma, kafa tutma, sınırlara itiraz etme, sınırları ihlâl etme veya hiç olmazsa bir çeşit kabına sığmama imkânını ifade edebilir." Pek çok anlatısal kaynak, bu ilişkilerin aktif, orta sınıf, erişkin erkek ile pasif, alt sınıf, genç erkek modeline uymadığını gösterir. Delice, pasif oğlan / aktif erişkin erkek ayrımının normatifliğine dikkat çeker. Ona göre bu aynın, özdenetim sahibi erkeksilik imajlarını güçlendirme amacı taşıyan seçkin erkeklerin kendilerini temsil biçimleri ve erotik haz stratejileri bağlamında değerlendirilmelidir.