10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:23
İlk kitabıyla hüngür foşur ağlatan o güzel serinin final kitabıyla geldim. Bu sefer de mutluluktan hüngür foşur ağlattı. Narin’in kaçırılmasıyla bitmişti ilk kitap, ikinci kitabın başında ise kurtarılma operasyonunu ve sonrasında Narin’de oluşan psikolojik çöküşü okuyoruz. En kötüsü Hakan yanında olmasına rağmen onu bir hayalet olarak düşünmesiydi. Her şeye rağmen birbirlerine tekrar bağlanan ve bu sefer zorlukları birlikte göğüslenen Hakan ve Narin’i okuyoruz ve bu o kadar iyi hissettirdi ki. İlk kitapta yaşanan her şeye yara bandı gibiydi. Hakan’ın Hilal ve Annesine kavuştuğu sahneler fazla duygu yüklüydü. Görev sahneleri muazzam olmuştu benim açımdan. Gölgesiz Timini’de ayrıca çok sevdim. İlk kitapta Hakan’ın görevi ve istihbarat hakkında öğrenemediğimiz ne varsa bütün detaylarıyla her şey önümüze serildi. Hakan’ın Narin’e yapılanların intikamını aldığı yerlerin mükemmelliğini anlatmaya kelimeler yetmez. Sistemi birlikte patlatan Hakan ve Narin’e ne demeli peki? Heyecandan o sahneleri tekrar tekrar okudum. Sahada bizimkileri çok daha fazla görmeliydik. Halit ve Hakan duosunu çok sevsem de Halit’e daha çok yakıştırdığım deli dolu Hilal’im var ve şimdi oturmuş canım yazarımın onları yazmasını bekliyorum. İstek değil kesinlikle ihtiyaçtır. Kurt ailesini sonlara doğru biraz daha fazla okumak isterdim açıkçası. Narin Hakan’sız Neşe’sini ve Umudunu büyütürken şimdi Hakan’ıyla birlikte Rüya’larını büyütüyorlar ve biz böylece Gölgesiz’e veda ediyoruz. Her şeyiyle aklımda daima kalıcı olan o seriye gerçekten çok güzel bir şekilde veda ettik.
Gölgesiz Cilt - 2Sibel Akcan · Pukka Yayınları · 202543 okunma
6/10
·184 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 20:05
Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve maalesef ki yanlış yayınevi seçmemden kaynaklı biraz pişmanım. Sizler Japon edebiyatı okurken özellikle de osuma dazai gibi psikolojiyi bu kadar karamsar ve güzel betimleyen bir yazar için çevirmenin önemli olabileceğini gözden kaçırmayın neyse kitabın konusuna dönersek eğer savaştan sonra çöken aristokratik aile yapısını ve ailenin maddı manevi dağılımına şahit oluyoruz ben ana karakter kazukoya odaklanmak isterim sürekli ahlak kurallarını hayattını sınırlandığını ve ahlaksızlığın yaşamak için tek yol olduğunu vurgulamasının alt mesajı ya da çok pislik bir adama aşık olup sadece aşkı için bir çok değerden vazgeçmeyi göze alması bana bi ara aşkı sorgulattı yani gerçek aşk mı bu ya da gerçekten aşk böyle bir şey mi diye genel itibari ile sürükleyici ara ara sorgulatıcı başarılı bir eser
Batan GüneşOsamu Dazai · Ren Kitap · 20254,536 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 12:52
Eleştirilen bir kitabın yorumu ile geldim bu defa. Ama ben kitaba resmen bayıldım. Acı Ruhlar ve Kasvetli Bedenler, karanlık romantizm türünde okuduğum ilk kitap oldu. Yazardan ise ikinci kitabım. Kalemine zaten hayrandım, bu kitapla birlikte bunu bir kez daha hissettim. Karanlık ve kasvetli bir atmosfer yaratmak için karakterleri acının içinden geçirmek gerekir ve yazar bunu oldukça başarılı bir şekilde vermiş. İnanç Gürmen kalp hastasıdır ve Batu ona âşık olduğu için kendi kalbini ona bağışlar. Ancak İnanç'ın bundan haberi yoktur. Bir gün mezarlıkta İnanç'ı gören Doğu Üzeyiroğlu ise onu ilk görüşte sever. Fakat kaderin acı bir oyunu vardır: Doğu, Batu'nun abisidir ve kardeşinin kalbini taşıyan kişinin İnanç olduğunu öğrendiğinde aşk ile nefret arasında sıkışıp kalır. Zaten karanlık ve zalim bir mizaca sahip olan Doğu'nun İnanç'a yaptıklarını okurken birçok kez sinirlendim. İnsan bu kadar âşıkken sevdiğine nasıl bu kadar acı verebilir diye düşünmeden edemedim. Doğu'ya kızmak bu kitapta tamamen serbest. Ancak hikâyenin öyle bir kırılma noktası geliyor ki, Doğu'nun bastırdığı duygular birer birer ortaya çıkıyor. O karanlık adamdan tutkulu ve çaresiz bir âşığa dönüşümünü okumak oldukça etkileyiciydi. Üstelik işin en güzel yanı, İnanç'ın da yıllardır ona âşık olması. Birbirlerinden habersiz yaşayan iki âşık... Elbette her şey yolunda gitmiyor. Kader onları bir noktada ayırıyor ve ikisi de bu aşktan vazgeçmek zorunda kalıyor. Doğu'nun direnişi, vazgeçmemek için verdiği mücadele ve İnanç'ın keskin tavırları hikâyenin duygusal yükünü daha da artırıyor. Peki bütün yollar yine aşka çıkacak mı? "Ben sana kaç deniz, kaç toprak, kaç kıtayım, Doğu?" "Sen benim için haritanın kendisisin. Bir bütünsün ve asla kıtalara ayrılmıyorsun. Sayılara bölünmüyorsun. Hangi yolda yürüsem
Acı Ruhlar ve Kasvetli BedenlerŞehnaz Haşimoğlu · Lapis Yayıncılık · 202473 okunma
itiraf
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 04:38
"Bir yöneticinin kıymeti elbette ki kitaba ve alimlere verdiği değerle ölçüyordu... Kütüphanenin, pırlantayla tartılacak kitapların değerini fark ettim" Oku ama ne okuduğunu bil! oku ama manayı kavra! oku ama sadece kitapları değil! sadece kitap okumak da yetmiyor. Bazen insan da okumak gerekiyor. Kitaplar kadar insanların da okunmasını özümseyen bir kalem.. Kitabın özü, günümüzün özü, okumanın özü... İkra "oku" diye başlayan kutsal kitabımızda yer alan ayetlerle de, okumaya lakin okuduğunu idrake kaynak oluyordu... bir ülkenin yönetilmesine... bir ülkenin şahlanmasına ve belki de bir ülkenin idamına... nifak tohumlarının ekildiği her çağda okumanın ve en az okunan kadar idrakın, gerçekliğini tüm çıplaklığıyla görebildiğimiz bir kitap. Açık konuşacağım ben böyle kitaplardan sonra kalkıp da hayali dünyada geçen bir kitabı okumaktan ve onu idrak etmeye çalışmaktan haz duyamam. Bir İskender Pala kaleminden sonra kolay kolay başka kitaba geçemiyordu insan.. Sorgulatıyor, düşündürüyor, öğretiyor, bilgilendiriyor ve okumaya idraka dair bir çok konuda bilinçlendiriyor. Okumak sadece bir kitabın hikayesi değildir.
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,3bin okunma
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 00:00
Irmak Zileli & Şimdi Buradaydı ​"İnsan bilmediği bir şeyin yokluğunu hissetmez ki." ​Şimdi Buradaydı, Irmak Zileli kalemiyle tanışma kitabım oldu. Eser; varoluşçuluk, psikanalitik kuram ve postmodernizm gibi pek çok katmanı bünyesinde barındırıyor. Kitabın kapağı dahi okura güçlü bir mesaj veriyor: Aynanın beklenen yansımayı vermemesi, karakterin aradığı babasının ama en çok da kendi kimliğinin net bir karşılığının olmadığını simgeliyor. Kapak tasarımı, bana Ressam René Magritte’in o meşhur, tekinsiz yansımalarını anımsattı. ​ ​Psikiyatrist Birkan, terapiye gelen hastası Yankı üzerinden aslında kendi iç dünyasıyla yüzleşiyor. İkilinin benzer hayatlara sahip olması, Birkan’ın ötelediği geçmişinin gün yüzüne çıkmasına neden oluyor. Kitap boyunca;​karmaşık aile ilişkilerine, zayıf ya da kopuk baba-oğul bağlarına, kadın-erkek ilişkilerindeki derin boşluklara tanıklık ediyoruz. ​Kitapta annenin, oğlunun sorularını geçiştirmek için kullandığı manipülatif dil oldukça çarpıcı. "Nankörsün, ben senin için neler yaptım, sen hâlâ bizi bırakıp giden babanın peşindesin" şeklindeki çıkışlar, aslında annenin kendi yaralarını örtmek için geliştirdiği bir savunma mekanizması. Hepimizin içinde var olan o kapanmamış boşluklar ve yarım kalmışlıklar, karakterlerin aynasında bizimle de buluşuyor. ​ ​Okurken sürekli bir merak duygusu hakim: "Sonunda ne olacak?" Birkan, Yankı ve Kaya; her biri aslında birbirinin birer yansıması gibi. Kitabın en sevdiğim yanı ise satır aralarında Oğuz Atay’ın o eşsiz ruhunu hissetmek oldu. Ayrıca Freud’un "Haz İlkesi"ne yapılan atıflar, metnin psikolojik derinliğini perçinlemiş. ​ Bu kadar derinlikli bir metni okumak ve üzerine yazarın kendisiyle sohbet etme imkanı bulmak gerçekten eşsiz bir deneyimdi. Psikolojik tahlillere ve
Şimdi BuradaydıIrmak Zileli · Everest Yayınları · 20251,355 okunma
Puan vermedi·230 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 18:03
"Tesadüf" yoktur "Tevafuk" vardır. İkra'nın manasını bilene hayat hatta bir insan, birer kitap oluverir... Yazarın birkaç yıl önce Kalbin Temizse Hikayen Mutlu Biter eserini okumuştum, neden diğer eserlerini okumaktan geri kalmışım okurken anlam veremedim. Oysa hatırladığım o eserinin de etkileyici olmasıydı. Okumaktan tereddüt etmeyin diyebilirim şimdi ise, :) bir neyin sesine kapılıp belki de gerçek aşkın peşinde siz de kendinizi bulursunuz. Okurken çok keyif aldığım, tebessümüyle elden düşüremediğim nadide bir yolculuktu benim için. Üslubu, içeriği zorlamazken; sizi dinlendiren bir neyin huzuruyla -adeta satırlara sirayet etmiş gibi- ruhunuza değinen bir ezgisi, dimağı var. Bitti; hafif bir üzüntü biraz da huzur bırakarak geride... Tıpkı bir ney sesine kapılır gibi... Huzurlu, keyifli okumalar dilerim...
Hiçbir Karşılaşma Tesadüf DeğildirHakan Mengüç · Destek Yayınları · 20217,4bin okunma