İkranur

İkranur
@ikranur07
Öğrenci
10 Eylül
6 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
(...)Kahkahalarla uyandım. Karşımda Aynalı'nın güleç yüzünü gördüm. -Bu kamil kişilerin mukayesesine ve bu âlimlerin fikirlerinin tazeliğine ne diyorsun? İşte eşyanın hakikatine nispetle, insanların ilmi, Tantan'ın keşfine benzer. Bu, kıyamete kadar da böyle olacaktır. Çünkü insanların gözü, hakikati görme noktasında arpacık soğanına benzer, dedi.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Hayata Dair
Reklam
Bu fena mülküne ibretle nazar kıl, ey can, Gafleti eyle heba, hail değildir meydan. Hani Sultan Süleyman, hani İskender han? Sat hezar ömrü sürür ile geçir sen bir an. Ne güle, bülbüle bakî a gözüm bağ-ı cihan, Kime yâr oldu muradıncafelek—i devr—i zaman* *Ey can! Yok olacak bu âleme ibretle bak. Gafletten kurtul, meydan boş değildir. Sultan Süleyman ve İskender Han neredeler? Yûzbin senelik ömrü neşe içinde geçirsen de, aslında hepsi "bir an"dan ibarettir. A gözüm! Cihan denen bu bahçe ne güle, ne bülbüle kalacaktır. Zaten felek, kime isteğine göre yâr olmuştur.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Hayata Dair
-Çok tuhaf! "Var" ile "yok" eşit olur mu? Meselâ, ben şimdi "var"ım. Fakat yarın "yok" olacağım. Bu iki durum arasında fark yok mu? dedim. Deli başını çevirdi ve kahkahayı patlattı: -Vay! Sen "var"sın ha! Acaba "var" mısın? dedi. Bu soruyu kendime pek çok defa sormuştum. Bu soru sığ bir bakış açısıyla ele alındığında anlamsız ve dalga geçilmeyi hak etmiş bir bir soru olarak görünebilir. Fakat böyle değildir. Eğer "var" isem niçin "yok" olacağım? Yok olmayacaksam, ruhum ebediyyen mi kalacak?.. İşte, şüphe ejderhasının şaha kalktığı kısım, denklemin bu son kısmıydı. Ruhum ebedî kalacak mı? Ruh nedir? Bizzat kendisi, hissetme kabiliyetine sahip midir? Hüviyetini bilebilir mi? Eğer ruh diye birşey varsa, bedenden ayrıldığında nasıl bir durumda bulunacak? İşte, cevapsız bir sürü soru... Deli ilâve etti: -Yalnızca ben "var"ım.,Çünkü "hiç"im ve "yok"um. Varlığım mutlaktır. Yokluk, bağımlı olan için vardır. Mutlak "varlık" tır, "var"dır. Bunlan söyledikten sonra deli sustu. Sorduğum hiçbir soruya cevap alamadım. Sonunda sorularımdan bıktı. Arkadaşına: "Haydi gidelim. Bu hayvan, bizi, zevkimizden alıkoydu" dedi. Kalkıp gittiler. Ne acayip bir durum: Çok iyi öğrenim gördüğünü iddia eden bir insana, pejmürde bir deli "hayvan" diyordu. (...) kasabasında üç gün kaldık. Bu üç günü, arkadaşların şikâyet ve ısrarlarına rağmen hiç konuşmadan ve kendimden geçmiş bir hâlde geçirdim. Trene bindiğimiz zaman, arkadaşlardan biri bana birşeyler söylüyordu. Ben ise onun sözlerini hiç önemsemeyerek, kendimle söyleşiyordum. Bir ara ona, elimde olmayarak: "Acaba, ben var mıyım?" dedim.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Hayata Dair
Eğitimin tüm derdinin duyarlılık sahibi olmayan, düşünceleri tamamen dağınık çocukları eğitmeye çalışmak olduğu kabul edilmelidir. Bu çocuklar her şeyi duyar ancak hiçbir şey hissetmezler.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Hayata Dair
Özgürlük ne bir hak ne de bir koşuldur; o sadece bir ödüldür. O en yüce ödüldür ve mutluluğun en üretken halidir. Günlük yaşamda bir manzara için güneş neyse odur. Özgürlüğü elde edemeyen insan hayatın tüm derin ve sonsuz hazları kaçırır.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Hayata Dair
Reklam