Elmalı'nın düşündürücü bir ifadesi vardır. Diyor ki: "Huzurperest insanlar cihat edemez." Huzura tapan her adımını, "Aman huzurumuz bozulmasın, ağzımızın tadı kaçmasın." diye atan insan bir yanlışa açıkça karşı durabilir mi? Bırakın yanlışa karşı durmayı, böyle yaşaya yaşaya zihninde doğru ve yanlış için bir ölçüt kalır mı?
Ne zaman hatamıza gerekçe üretirsek bilelim ki şeytanın yolundayız. Yaptığımız her şey için, her zaman bir gerekçe vardır. Savunma mekanizmaları sürekli gerekçe üretir. Peki, Hz. Adem hata ettiği zaman ne yaptı? "Ya Rabbi ben hata ettim, yanlış yaptım.." dedi, özür diledi. Adem'le İblis arasında ki temel fark budur.
En yaygın bağımlılıklardan biri de sağlıksız ilişkilerdir...
Kişi "Bu adamdan gerçekten kurtulmak istiyorum," der. 25 kere ayrılıp yine barışırlar...
İnsanlar birbirinden ayırıyken gayet iyi olmalarına rağmen tekrar birleşip kavga etmeye, birbirlerini incitmeye ve istismar etmeye başlarlar.