40) İyi Arkadaşlık (Suhbetu't-tayyibe) İnsan bu menzilde iyi arkadaşlığın ne olduğunu öğrenir. Daha önceki tecrübelerinden arkadaşlık yapması gerektiğini ve yapması gereken arkadaşlığın temiz, iyi arkadaşlık olduğunu anlamıştır. Hz. Peygamber (sav) şöyle der: "Kişi dostunun dini üzerine haşredilir. Herkes kiminle dost olduğuna dikkat etsin!" Sûfîlerden biri şöyle demiştir: Arkadaşlık için yeğle itaatkâr insanı Unutma ki çeker bir tabiat diğer tabiatı Bir sûfî şöyle demiştir: "Allah'a yemin olsun ki, kurtulan kişi kurtulmuş olanla arkadaşlık edenlerdir. Hüsrana uğrayanlar da hüsrana uğrayanlara arkadaşlık edenlerdir." Başka bir sûfî şöyle demiştir: "Arkadaş insanı sürükler götürür." Bu menzilde kişi yükseliş yolunda iyi arkadaşlıkla karşılaşır. Bu hal insana yerleştiğinde onu iyi davranışlara ulaştırır ve bir adımda yirmi dört makam kateder. Bu yükseliş esnasında yoksullara merhamet, latif ses, keder, dimağ ve güzel ahlak menzillerine uğrar. Bunun yanı sıra iyi davranışlar menziline yerleşir. Bu menzil mürşid-i kâmil makamının üzerindedir ve onunla mürşid-i kâmilin makamı arasında zatî itikat makamı bulunur. Burası onları ayıran perdedir. Mürşid-i kâmil onu görür ve kemallerle nitelenmiş olduğu için kendisini sever. Bir adımda bekâbillâh makamına kendisini ulaştırmak için kendisine yönelmesini ister. Ancak bu kul ona lisan-ı hâl veya lisan-ı kâl ile âdeta şöyle der: "Ben senden iki makam üstteyim. Yakin'e ulaştıktan sonra artık sana nasıl inebilirim ki? Ben senden daha büyüklerle arkadaşlık ettiğim halde kendi üzerimde gördüğüm kemalleri senin üzerinde görmüyorum." Bu sözler üzerine mürşid-i kâmil, makamının kendisine kazandırdığı bilgiyle onu mazur görür. Bunun yanı sıra mürşid-i kâmil Allah'ın "Yetkin
Sayfa 70 - ¹Kamer, 54/5. ²Kasas, 28/56. ³Mâide, 5/99. ⁴Bakara, 2/265
Din
30) Kötü Arkadaşlık (Suhbetu'r-redîe) Söz konusu insan iki türlü arkadaşlık bulunduğunu, bir türünün kötü ve değersiz arkadaşlık iken öteki türünün hoş ve güzel arkadaşlık olduğunu bilmez. Kötü arkadaşlığın da çeşitli türleri vardır. Kötü arkadaşlığın bir türü bütün insanların göreceği şekilde açıktan günah işleyen bozuk insanlarla arkadaşlıktır. Böyle insanların bedbahtlığı bütün insanlar tarafından görülür. Bir türü de içi bozuk olan (insanlarla yapılan) arkadaşlıktır. Böyle bir arkadaşlık dışarıdan kötü görünmez. Bu ikinci tür, gizliliği nedeniyle farkına varılmadığı için en tehlikeli türdür. Bu kısımdaki insanlar üç sınıftır: Bilgisiz sûfîler, riyakâr vaizler, gafil zorbalar. Bunların en zararlısı bilgisiz sûfîler, sonra riyakâr vaizler ve nihayet gafil zorbalardır. Bunların ardından açıktan günah işleyen insanlar gelir. Bu hal insana yerleşip de insan onu vatan edindiğinde, bilgisizlik kancaları onu yakalar, kötü arkadaşlıktan bilgisizliğe doğru onu çekerler. Böylece kişi yirmi dört basamak aşağı düşer. Bu esnada hainlik, kötü davranışlar ve kin duygusuna uğrar, bilgisizlik zilletine maruz kalır. Bu menzil yedinci menzildir. İlahi inayet kendisine ulaştığında, arkadaşlığının kötü olduğunu görür ve ondan çöle doğru kaçar.
Sayfa 65
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“ Hah hah hah! İlâhi kızım, her şeyin önemi vardır yaşarken, en küçük ayrıntıların bile... Ama sonra hepsine gülüp geçeriz yaşlanınca. Gülmeyiz bile ölünce...”
Sayfa 21 - Epub·Kitabı okuyor
Sevgi insan yüreğindeki en iyi ve en soylu şeydir, özellikle de tıpkı ateşteki altın gibi hayatın içinde denemeden ve sınamadan geçtiğinde; çok seven, ikircim ve kuşku duymuş olsa bile, o ilahi ateşi canlı tutan, ezelde var olana ve hiç ölmeyecek olana dönen kişi mutlu ve iç dünyasında güçlü olur. Gerçekten sevilmeye değer şeyleri sadakatle sevmeyi sürdürebilirse kişi, sevgisini anlamsız, değersiz, önemsiz şeyler için ziyan etmezse, zamanla daha çok ışığa kavuşacak, güçlenecektir. İnsan belli bir meslek ya da belirli bir zanaatta ne denli erken usta olmaya çalışırsa, mümkün olduğunda bağımsız bir düşünce ve davranış tarzı benimserse, kendi kesin kurallarını ne kadar eksiksiz uygulayabilirse, o kadar sağlam bir karaktere sahip olabilir; bütün bunları yaptı diye dar kafalı olması da gerekmez ayrıca.
Sayfa 32·Kitabı okuyor
“Aşk, dokunulmamış sevgiden doğan ilahi bir duyguydu.”
Sayfa 38·Kitabı okuyor
Alıntı
Tevfik Uyar, Safsatalar adlı eserinde insanların çoğunluğa uyma isteğinin altında üç temel sebep olduğunu söyler: Çoğunluğun davranışının doğru olduğu varsayımı, sosyal ilişkiler kurma ihtiyacı ve uyumlu bir görünüm sergileyerek kendi özgüvenini tamir etme arzusu. İşte Hz. İbrahim başta olmak üzere bütün peygamberler, bu zihinsel, sosyal ve duygusal bağımlılıklardan özgürleşmiş; hakikat arayışını, bağ kurma ihtiyacını ve güven arzusunu ilahî dergâha yöneltmeyi başarabilmişlerdir. Gerçek özgürlük işte budur.
Sayfa 52 - Ketebe