Eğer içimdeki üzüntü öldüyse, sevgi ve yakınlık arzusu da ölmüştü. Halbuki üzüntü uyudu mu, bu daha da azgın halde dirilmek üzere oluyordu ama sevgi bir daha uyanmıyordu.
Hangi aptal, rüzgârlı bir kıyıda, karşı taraftaki çiçekli adadan kendisine el sallayan kayıp aşkını görüp de dalgalar karanlık ve çalkantılı diye duraksar?
Hatıram için birkaç doğal gözyaşı dök ve olur da mezarımı ziyaret edersen oradan bir çiçek koparıp kalbinin üzerine koy çünkü hatıramın defnedileceği yegâne mezar kalbindir.
Sadece tutkuları erdemlerinden daha güçlü olduğu için bir araya gelen bir çiftin hayatında kalıcı mutluluğun ne kadar az mümkün olabileceğini kolaylıkla tahmin edebiliyordu.