"Prensip diye bir şey yok aslında, bunun böyle olduğunu anlayamamışsın şimdiye dek! Sadece duygular vardır. Her şey onlara bağlıdır."
"Nasıl yani?"
"Öyle işte. Örneğin ben: Bir şeyi hep olumsuz tarafından ele alıyorum diyelim, duygularımın gücündendir bu. Her şeyi yadsımak hoşuma gidiyor benim, kafamın içi böyle yaratılmış, hepsi bu işte! Kimya neden hoşuma gider? Sen neden elmaları seviyorsun? Bunlar da duygularım gücündendir. Hepsi birdir aslında. İnsanoğlu bundan daha derine inemeyecektir. Tüm bunları sana benden başkası söylemez ben de bir daha söylemeyeceğim."
"Ne yani? Namus da bir duygu, öyle mi?"
"Kesinlikle!"