Yaşar Kemal'in samimi, içten ve sürükleyici anlatımı beni çok etkiledi. Zaten içinde bulunan biri ancak böyle güzel anlatırdı. Kitabı okurken kendinizi gerçekten Çukurova 'da hissediyorsunuz .
Anadolu köylüsünün ezilmişliği, uğradığı haksızlıklar, yapılan zulümleri anlatan muhteşem bir eser.
- Spoiler içerir -
Beni en çok etkileyen kısım Memed'in köyden ilk kaçtığında kime nasıl sığınacağını düşünüp
"Derim ki benim adım Mıstık derim, Kara Mıstık...Anam yok, babam yok...Abdi Ağam da yok derim.Sizin davarınızı güderim ... Sizin çiftinizi sürerim. Sizin çocuğunuz da olurum. Olurum işte.Benim adım İnce Memed değil. Kara Mıstık derler bana. Anam ağlasın.Olurum işte " ve sonra bağıra bağıra avazı çıktı kadar ağlaması olabilir . Çağresizliği öyle içten hissettim ki ben de ağlayarak okudum o kısmı.
Memed yapılan haksızlıklara arkasını dönmez ve o ağlayan çocuktan Abdi Ağayı korkudan köy köy kaçırtan bir delikanlıya dönüşür.
Bu bir baş kaldırış hikayesi.Ben eminim ki kimse bu kitabı okuduğuna pişman olmayacaktır.