"Konuşarak zevklenen bir tür, didişmeyi yaşamak sanıyor. Onun ağaçların çiçeklenişinden milyonlarca yıl sonraki çağında, kafeslere düşen çocuklar haberlerde. Mezbaha yolunda devrilen kamyondan kaçan hayvan süpermarkete sığınıyor. Kaygan yüzeylerin çağı bu. Kuşbakışıyla katledilen, etleri paramparça, beş para etmeyen, acı hayvanların çağı. Kafesine düşen çocuktan sorumlu tutulan gorillerin zamanı. Barınaklarda uyutulanların, mevsimsiz göçenlerin, bir kürdanın sivri ucuyla dişlerin arasından sökülen artıkların saati.
Böylesi yüklü ve sıkış tepişken bir şeyleri ezmeden yere basmak ne mümkün! Pencere önlerine, kapı üstlerine sivri uçlu teller diziyorlar kuşlar konmasın diye, her yere pisliyorlar çünkü. Arılara pay ayıran balcılar, yeşil dostu uçuş şirketleri, geri dönüşüm harikası gelişmiş ülkeler, nefes aldıran bahçeler, kuşyemleri, süs havuzları, evcil hayvan mağazaları.
Elleri pürüzsüz, cıyır cıyır temiz insanlar var bu dünyada, uygar insanlar, vergisinin yarıdan çoğuyla ordusunu besleyen dürüst vatandaşlar, kurtarıcılar..."