Bütün hastalıklarımızın geleneksel olması ne hoş! Ne de olsa geleneklerine saygılı bir toplumuz! Neden hiç iyi bir şey gelenekselleşmez de bizde, nerede bir maraz varsa kuşaklar boyu değer kazanır?
Tüm insanlar uyanık iken zihinlerinin işlemlerinin bilicindedirler;
fakat onları içlerinde duyumsayan ya da düşüncenin nesneleri haline getiren çok az kişi vardır.
Ben bir ressam gibiyim ki alaycı bir tanrı
Mahkûm etmiş karanlıklara resim yapmaya;
Ben burada, ölüm iştahları taşıyan bir aşçı,
Kaynatıp haşlıyorum ve yiyorum kendi kalbimi;
Böylece insanların zihinlerinde yerleştirilmiş idollere tapınmaları, uzun zamandır orada bulunan kavramlara düşkünleşmeleri, kimi saçmalık ve aldatmacalara Tanrısal işaretler diye kanmaları, maymunlar ve boğalara hararetle kendilerini adamaları ve sanıları uğruna savaşmaları, ölmeleri kolayca anlaşılabiliyor.