yenilgim, benim Yenilgim, yalnızlığım ve bir başınalığım;
sen binlerce zaferden daha değerlisin benim için,
Ve daha tatlı gelirsin kalbime dünyanın şan ve şöhretinden.
Yenilgim, benim Yenilgim, benim özfarkındalığım ve başkaldırışım,
Senin sayende biliyorum ki ben hala çok gencim ve ayaklarım henüz yere basmıyor,
Solmuş defneler tarafından hapsedilecek değilim henüz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dün gece yeni bir haz icat ettim ve onu ilk defa tecrübe ettiğim sırada bir melek ve bir şeytan hızla evime doğru geldi. Kapımda buluştular ve kendi aralarında benim yeni ortaya çıkmış hazzım hakkında bir kavgaya tutuştular. Biri, “Bu bir günah!” diyordu ağlayaral, diğeri ise, “Bu bir fazilet!”
Bu şey şu nedenden dolayı yapılmıştır diye düşünmek, gerçeğin zihin tarafından parçalara bölünmesidir, zira doğa bütünle biliçdışı bir “bir”lik içinde yaşayarak ve evrensel zeka ile bilinçli bir işbirliği içine girerek bu dünyaya yeni bir boyut getirmek, bizim hem amacımız hem de yazgımızdır.
Her şeyi ayrı sanmamıza neden olan bu illizyonun daha ciddi olan diğer nedeni kompülsif düşüncedir. Dur durak bilmeyen bir düşünce akışına kendimizi kaptırdığımız vakit, evren bize gerçekten de parçalara ayrılmış gibi görünür ve var olan tüm şeylerin arasındaki bağlantıyı sezemez oluruz. Düşünceler gerçeği cansız parçalara böler. En aptalca ve yıkıcı olan eylemler, gerçeğin parçalardan oluştuğu görüşünden çıkar.