NOT: İnceleme değil; daha çok veda yazısıdır.
İnsanlar istemese de büyürler, zamanı durduramayız. Büyürken çocukluğa duyulan özlem artarken, hayatın gerçek yüzüyle tanışırlar.
Zeze, seninle beş yaşında küçük bir çocukken tanışdım. Senin üzüntülerine, acılarına şahit oldum. Özellikle de Portekizliyi kaybettiğinde seninle birlikte ağladım.
Zaman geçti biraz daha büyüdün küçük kurbağa Adam'la tanıştın hatta "Güneşi Uyandırmayı" öğrendin. Maurice ile dertleştin aradığın baba sevgisini onda buldun. Yeri geldi aşkı tanıdın onunla yandın. Bütün bunlar olurken değişmeyen tek bir şey vardı: Büyüdün, büyüdün...
Sevdiklerine, çocukluğuna veda etmek zorunda kaldın. Gemiden son kez geriye dönüp baktığında ardında sana el sallayan Peder Fayolle ile birlikte çocukluğunu geride bıraktın.
Şimdi 20 yaşında her şeyin farkında olan "Deli Fişeksin"... Belki de hayat bundan sonra başlıyor ama benim de sana veda etme vaktim geldi. Hoşça kal Zeze. Umarım aradığın mutluluğu bir gün bulursun.