Uzun bir mevsim yaşıyorum ;ılık bir yaz ya da sıcak bir sonbahar ,onun gibi bir şey .
İçimde mevsim hep ılık Gönüllere gün doğmalık…
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sen ki,saçından tırnağına kadar bir Hürriyet'e bedelsin. Bu ılık saçlar bu gözler; Fakat her şeyden önce yaşadığın için güzelsin. Turgut Uyar
Şiir
Gün boyu mırıldanıp durduğum şarkısın dilimde…
“Bir kuğu zarafetiyle yüzüme bakıp, “Merhaba!” dedi. Gözlerindeki hikâyeyi okuyunca kırık bir kalbe rastladığımı anlamıştım. Hangi çığlık, hangi çaresizlik, hangi tükenmişlik gözlerden gözlere geçerek yüreğe sızabilirdi bu kadar? Gözleri hüznün son durağıydı. Kırmızı renkli, tahta bir bavulun üzerinde oturuyordu. Belli ki çok uzaklardan gelmişti. Bavul değil de sır küpüydü sanki. Kapağı açıldığında tüm yaşanmışlıkları, herkesten gizlediği acıları, uğruna savaştığı hayalleri, göklerden kabul görmeyen duaları ve en çok da dile getiremediği duyguları etrafa saçılacak gibiydi. Bir elini mantosunun cebinde tutuyordu, diğer eliyle sol gözünü kapatan, geceden daha siyah saçlarını geriye atarak, “Saatin kaç olduğunu söyler misiniz lütfen?” dedi süt beyazı dişleri soğuktan birbirine vurarak. Soylulara özgü bir tavır, ne istediğini bilen bir ifade, dudaklarının kenarında tutunmaya çalışan esrik bir gülüş, saatlerdir beklemekten sıkılmış olsa da orayı terk edip gidemeyeceğinin bilincinde olan bir duruş… Ben saatin kaç olduğuna bakınırken yerinden doğruldu ve kocaman bir ıstırabı sırılsıklam olmuş eteğinden silkelercesine, “Buralarda çay içebileceğim bir yer var mıdır?” diye sordu. Ağzından çıkan buhur, ılık ılık yüzümü okşuyordu âdeta.'' Yıldırım Kerem Çambel Pinhân-1 (Uzaklardan Gelen Kadın) Sayfa:17
Kadın Erkek İlişkileri
Farz et ki; buldun kış içinde baharı. Rüzgâr yine ılık ılık esmektedir. Aynı şehirde, aynı deniz kenarı Köpükler, dalgalar ve sonsuz mavilik, Tekrar yaşıyorsun hatıraları. ** Farz etme yeter yaşadığın bugündür. Ne sevdiğin yanında ne o yerdesin.. Çekil garip odana, ışığı söndür. Söyle “Nerdesin ey sevgili nerdesin?” Söyle; o türkü senin eski türkündür.
Ilık bir bahar esintisi gülüşün, topraktan başkaldıran ürkek tohum. Sesin sayfaların huzurlu hışırtısı; bir hafta sonu pikniğinden sonra ferah bir orman, dingin bir ruh kokun.
Şiir