"Şeyi olduğu gibi ispat etmektir" tanımı, dış dünyadaki gerçekliğe tam bir mutabakatı ifade eder. Eğer zihindeki bu onaylama, görülen nesnenin dış dünyadaki haline tam manasıyla denk gelirse o idrak kusursuz ve doğrudur. Eğer bu denklik bozulursa idrak fasit (hatalı) olur.
İmam Gazzâlî, el-Maksadü'l-Esnâ eserinde bu hakikati muazzam bir örnekle açıklar: "Gökyüzünün dış dünyada somut bir varlığı vardır. Aynı zamanda bizim zihnimizde de bir varlığı mevcuttur. Çünkü gökyüzünün sureti önce göz bebeğimize, oradan da hayal dünyamıza nakşolur. Şayet dış dünyadaki gökyüzü tamamen yok edilse bile, onun zihnimizdeki sureti hafızamızda asılı kalır. İşte zihinde yer eden bu surete 'ilim' (bilgi) denir. Bilgi, bilinen şeyin zihne aksetmiş kusursuz bir aynası, muadili ve kopyasıdır. Tıpkı aynanın karşısındaki nesneyi birebir yansıtması gibi, ilim de malumu yansıtır."